Sonsuza Kadar Seninim

Sonsuza Kadar Seninim

  • WpView
    LECTURAS 638
  • WpVote
    Votos 46
  • WpPart
    Partes 13
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación lun, sep 28, 2015
Bu yolun başındayken biliyordum kendimi bitireceğimi ... Bu yolun başındayken biliyordum zarar vereceğimi ... Bu yolun başındayken biliyorduk biz olamayacağımızı ... **** Biz 2 mıknatıs gibiydik . Zıt kutuplarımız vardı ve birbirimizi çekiyorduk. Ama biz yakınlaştıkça zarar görüyoruz. Biz yakınlaştıkça saman alevi gibi olan ateş , orman yangınına dönüyordu . Ama yine de yakınlaşıyorduk birbirimize. Birbirimizi yakacağımızı bile bile ... **** Geçmişten gelen sırlar bugünlerini , geleceklerini mahvedebilecek mi ? Buket büyük bir oyunun içinde .Semih oyunun hakemi. Daha 17 yaşındayken yaşadığı acılar erken olgunlaşmasını sağladı. Daha 5 yaşındayken kaybettiğini sandığı ailesi aslında kaybolmamıştır belki ? Daha yaşayamadıkları varken erken veda etmek zorunda kalabilirler. ---- Hep ihtimaller vardır hayatımızda. Karşımıza birçok yol ayrımları çıkabilir. Birçok seçenek ... Acaba her zaman doğru yoldamıyız ? Yoksa hayatımızın çıkmazına doğru mu ilerliyoruz ?
Todos los derechos reservados
#371
inat
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • AZE
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • RUH-U REVAN
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • ASENA
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Gözler Aynı Sen
  • Hocamsın /+18
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido