"Madem nikahına alacaksın beni, neden böyle bir leke sürdün ailemin üzerine? Cevap ver, neden yaptın bunu, neydi bana karşı kurduğun tuzak?" Duraksadı, ardından biraz eğilip gözlerime baktı öfkesini saklama gereksinimi duymadan. "Senin abinin benim bacıma yaptığı şeyi yaptım ben! Ancak seni zorlamadım, sen girdin koynuma. Ama o ibne abin, o puşt tecavüzde bulundu kardeşime! Şimdi onun acısını çekeceksiniz, tüm aile çekeceksiniz! Ailen ömür boyu bu utancı yaşarken, sen de bir ömür benim tutsağım olarak ödeyeceksin bu olanların bedelini!" Abim? Tecavüz? Yanlış anlaşılma vardı, bariz bir şekilde belliydi bu, ama o bunu bilmeden hayatımı mahvetmişti. Gözümde bitiyordu aşkı, zalim bir adam vardı karşımda zira. Ona aşkla bakmıştım, ama o benden bilmediğim bir intikam almıştı. "Sen ne diyorsun, nasıl abime iftira atarsın? Defol buradan yalancı pislik, herşeyin yalanmış senin! Git, yoksa töreler verir cezanı senin!" Verecekti zira, çünkü ben istesem bile bir Ağa'nın ailesinden hiç kimseye göz koyulmazdı. Biliyordu o da, bunu bilerek girmiştik bu yola, ama benimle beraber kendisini de yakmıştı artık. "Töre verecek cezayı, evet! Ama ceza abine ve de iki küçük yeğenine karşılık verilecek! Yeğenlerini bile sağ koydurmam senin, küçük yaşta öldürürüm onları! Bu koca konakta bomboş kalır, bir varis bile kalmaz! Ama sen bunu kurtarırsın Şahbanu, kölem olarak aileni kurtar! Seni bir bedel olarak alacağım, kardeşimin namusunun bedelini ödeyeceksin!"
Detail lengkap