KAN DÜĞÜMÜ

KAN DÜĞÜMÜ

  • WpView
    Reads 584,098
  • WpVote
    Votes 21,458
  • WpPart
    Parts 34
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Mar 8, 2026
KİTAP FİNALE YAKIN DÜZENLENECEKTİR! (İlk kitabım olduğu için acemice yazılmış ve mantık hataları barındırabilir, daha sonradan değiştireceğim düzenleyeceğim yerler olacaktır.) ☀️ İki kalbi sonsuza dek mühürleyecek olan kan düğümü atıldığında, bu kararın karşısında duracak herkesin dili lâl olacaktı. Kahve gözlü adam, elini güneşe uzatmaya cesaret ettiğinde, kalbinde yanmaya başlayacak kor ateşten kaçamayacaktı. "Öyleyse, kendi ellerinle bana ölüm fermanını mı veriyorsun, Axin kızı?" "O ferman çok uzun bir zamandır senin ellerinde zaten, Veznedar." Günahların bedeli iki cana mal oldu. Biri ela gözlü kadın oldu, diğeri ise kahve gözlü adam. Evin'in beklenmeyeni Azer oldu. Azer'in bir haber olduğu ise Evin... 🔥 Dikkat!🔨 Bu hikaye tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi, yer veya olaylarla herhangi bir ilişkisi yoktur. Ayrıca, hikaye içerisinde küfür ve şiddet gibi unsurlar yer alabilir. Uygun olmayan içeriklere karşı hassas olan okuyucuların dikkatine sunulur. (Konu ve olay örgüsü tamamen bana aittir!) 🌪️-KAN DÜĞÜMÜ adına sahip ilk kurgudur-🌪️
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • ESİR
  • YILANIN YAVRUSU
  • AŞİYAN
  • HANZER
  • Kalbimdeki Tutsak
  • SİTARE Kalplerin Alevi (Töre)
  • Son Çare Berdel
  • AKÇA
  • DİLHUN
  • SESİNİ KAYBEDENLER
ESİR

"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.

More details
WpActionLinkContent Guidelines