Zorluğun Sebebi

Zorluğun Sebebi

  • WpView
    Reads 39
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jun 7, 2024
"Oysaki güvenmiştim, ruhumu, kendimi sana emanet etmiştim bir hazine gibi. Bunları yapmama rağmen sen bana böyle bir olayı nasıl yapabilirsin?" "Bende insanım sende, hatasız kul olmaz ki" dedi egosunu düşürmeden, hala gülüyordu. Görünüyordu ki bu hikayede saf olan meğer benmişim. Gülüşü yüreğime saplanmıştı, hikayenin kahramanı olmaktan çıkmıştım bir anda. Belki de gerçek hayatta kazanan her zaman ego oluyordu, saf olanlar ise sadece kaybedenlerdi. Artık gözlerimdeki parıltı sönmüştü, yüreğimdeki umut ise kırılmıştı. Oysa ne kadar güvenmiştim, ne kadar inanmıştım bütün hislerime. Ama şimdi anlıyordum ki hayat acımasızdı, güzel hikayeler sadece masallardan ibaretti. Ve ben, saf olan ben, bir kez daha gerçeği acı bir şekilde öğrenmiştim. Hayat devam ediyordu, ben ise yıkılmış ruhuma tekrar bir düzen vermeye çalışıyordum. Belki de doğru olan buydu, belki de hayat bana bir ders veriyordu. Artık güvenmek zorundaydım, ama bu sefer daha dikkatli olacaktım. Kalbim kırılmıştı, ama yine de umut vardı içimde. Belki bir gün, gerçek bir güveni ve sevgiyi bulabilirdim. Belki bir gün, hikayemde mutlu bir son yazabilirdim. Ama şimdi sadece kendime odaklanmalı ve yoluma devam etmeliydim. Egosuyla yaşayanlar arasında benim yerim olmadığını biliyordum. Artık gerçek benliğimi bulma vakti gelmişti.
All Rights Reserved
#363
maske
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines