KARNELYAN
  • Reads 22
  • Votes 10
  • Parts 5
  • Reads 22
  • Votes 10
  • Parts 5
Ongoing, First published Jun 07, 2024
5 new parts
"Genç kızın kalp ritimleri dengesizdi, ve gücü bedenini usulca terk ediyordu sanki; Seren yere yavaşça çökerek, ölümü sessizce beklemeye başladı. Göz kapaklarını kapatmamak için direnirken, buraya ait olmadığını düşündüğü gürültülerin yankısını duydu. Evin başlarına yıkılıyormuşçasına titrediğini hissetti. Bulanık görüşünün içine siyahlarla kaplı bir silüet belirince, zihnini terk etmek üzere olan bilinci fısıldadı Seren'e: beklediğin ölüm geldi.

Seren, yukarı havalandığını hissetti. Bir çift kol tarafından havaya kaldırıldığını algılayamasa da, süratle ilerlediğini hissedebiliyordu. Kulağına gelen sesler uğultudan ibaretti, hiçbirini seçemiyordu. Birkaç dakikanın sonunda, ilerlemesi durunca yüzünde bir ağırlık hissetti. Ağırlıktan kurtulma isteğiyle göz kapağını az da olsa binbir güçlükle araladı. Aralar aralamaz, bakışları bir çift kehribar yeşili gözle buluştu. Bir şeyler anlatmak istedi adama, içeride kalan annesini anlatmak istedi; fakat gücünün her damlası tükenmişti, yorgunluk dudaklarını aralamasını engelliyordu. Yeşil gözlü adamın yüzüne daha fazla bakamadan, Seren'in bilinci kapandı.

Ancak kadın, yeşil gözlerde gördüğü manzarayı uyandığında çok net bir şekilde hatırlayacaktı. Seren adamla göz göze gelene dek, kendisini bir yangının içinde sanmış, yanılmıştı. Böyle bir yangının karşısında, Seren'in içine düştüğü; yalnızca kıvılcımdı. Çünkü, adamın gözlerinin yeşili bir ormandı, ve ormandaki her bir ağaç alev almıştı."
All Rights Reserved
Sign up to add KARNELYAN to your library and receive updates
or
#285gizem
Content Guidelines
You may also like
DİVANE ✔️ by selmakeskin_
58 parts Complete
"Küçük bir kız çocuğu gibisin." Soğuğun içime ilmek ilmek işlemesi gecenin ayazından değildi, onun buz gibi sözlerinden ürpermiştim. Gök yüzünde bizi seyreden yıldızlardan ziyade kendi ışığının aydınlattığı, o zehir karası delici gözlerine yerleşen alaylı parıltı ve söylediği son şeyle çileden çıkmıştım artık. İçimde lavlarını köpürterek sabrımın son demlerinde dolanan volkan patlamaya hazırdı, bu işin başka çaresi yoktu ve inceldiği yerden kopacaktı. Ben onun sayesinde çoktan büyümüştüm fakat o her seferinde inadına yapar gibi çocuk olduğumu savunuyordu. Beni bakışları, tavırları, hareketleri ve kelimeleriyle resmen eziyordu. Kalbimi eziyordu. "Çocuk falan değilim ben!" Diye bağırdım sonunda içimdeki ateşten okyanus çaresizce çırpınan benliğimi cayır cayır yakmaya başlarken. Aynı anda hem üşüyor hemde alev alev yanıyordum. Kendi içimde birçok imkansızı barındırıyordum. Sertçe yutkundum... Sesimi iyice yükselttiğimde tek bir mimiğimi bile kaçırmak istemiyormuş gibi dikkatle beni izlemeye başladı, artık gerçekten dayanamıyordum. "Çocuk değilim anladın mı? Değilim! Sana abi demek zoruma gitmeye başladığında büyüdüm ben!" Diye adeta haykırdım. "Duygularımı gizlemeyi öğrendiğimde büyüdüm! Susmayı öğrendiğimde, sessizce ağlamayı öğrendiğimde büyüdüm! Gözümün önünde başkasına dokunduğunda büyüdüm!" Ona ilk kez utanıp çekinmeden kurduğum bu uzun ve acımı haykıran cümleler tüm nefesimi tüketmişti fakat söyleyecek son bir sözüm daha kalbimin en ücra köşesinden saniyeler sonra çıkagelmişti. "Seni sevdiğim gün büyüdüm ben." Diye fısıldadı güçlükle soğuktan zangır zangır titreyen dudaklarım.
You may also like
Slide 1 of 10
Lafügüzaf  cover
NE MÜNASEBET - Yarı texting cover
İzler Silinmez cover
Dönüm Noktası  cover
EKSTREM cover
Beyefendi /yarı texting/  ~FİNAL~ cover
SEVDA KONMUŞ DALLARIMA  cover
DİVANE ✔️ cover
BERDEL (+18) cover
Takıntı cover

Lafügüzaf

17 parts Ongoing

Aşk suçtu. Senin olmayan birisi için beslediğin duygular bir cellat gibi dikilirdi karşına. Sonra kollarına iki asker girerdi, o askerler başını bir kütüğün üstüne bastırırken boynuna inecek baltayı büyük bir sabırla beklerdi insan beklerdi ki, cellat alacak onun kellesini. Ama o balta inmeden önce, dururdu zaman. Sabır kanatırdı insanın her bir zerresini, bir işkenceden farksız akardı saniyeler, bir sudan sessiz, bir dalgadan daha hırçın. Aşk cellatı, ve o balta aşkın ellerinden inerdi insanın boynuna. Sevda cehennemdi, seni sevemeyen birinin aşkı ateşdi. Kendi kalbini yakan, kendi kanını akıtan bir kılıçtı. İnsan nasıl saplardı kendi sırtına bıçağı? İnsan ancak aşık olsa ihanet ederdi kendisine. Aşk ihanetdi, aşk en büyük oyun ve insanın kendine yaptığı ihanetdi. O Yavuz Payidar'dı, kendine en büyük ihaneti yapmış sırtına bir bıçak saplamış, boynunu bir cellatın önüne uzatmıştı. O Payidar'dı, sevdalanmıştı. Ve sevda, onun ihanetiydi.