Güneşin aya tutulmasıyla tüm denge bozuluverdi bir anda. Güneş bu aşkla büyüdü, güçlendi, olgunlaştı. Aşkının gücüyle ışık hüzmeleri saçtı. O ışık hüzmelerinden iki tanesi de dünyaya düşüverdi. Önce güneşin sıcaklığını teninin kavrukluğunda taşıyan bir adam doğdu. Güneşin oğlu. Bir ateş saklayan yüreğinde, gözleri alev alev yanan bir
adamdı o. O adamın kalbine de ancak güneşin bir başka parçası sızabilirdi. Sızdı da...
Güneşin kızı. Güneşin sarısını saçlarında, aydınlığını gözlerinde taşıyan bu kız hayatını camdan bir fanusa tıkılıp kalmış titrek cılız bir alev olarak geçirmişti. Hayatı boyunca özgürleşeceği, büyüyeceği, ışık s
açacağı günü beklemişti.
Ve sonunda ateş aydınlığa,aydınlık sıcaklığa kavuşacaktı.
ASKIDA
All Rights Reserved