YENİDEN UMUT

YENİDEN UMUT

  • WpView
    Reads 15,789
  • WpVote
    Votes 470
  • WpPart
    Parts 43
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Dec 17, 2025
Ateş:benim bi oğlum var yani teklifimi kabul ediceksen haberin olsun Deniz:Nasıl yani çocuğun mu var? Ateş:evet Deniz:kaç yaşında peki ismi ne? Ateş:1, buçuk yaşında daha, ismi alp Deniz:çok küçük daha Ateş:evet Deniz:kabul, kabul eriyorum asker bey Alp'e anne sevgisini eksik hissetirmeyeceğim, kendi çocuğum gibi severim onu :)) Ateş:tamam o zaman doktor hanım ikinizede canım pahasına çok iyi bakacağım :)) güveniyorum sana anne sevgisinden mahrum kalmış küçük çocuğa Deniz kendi çocuğu gibi bakar hayatın Deniz, ateş ve alp ile ilgili gerçeği Deniz ve Ateş'in anlaşmalı olan evliliğinin gerçeğe dönüşmesi gelin hep beraber birlikte bakalım bi şans verin lütfen kitabıma eminim beğeneceksiniz
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Karven

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines