Bazı çocuklar büyümez.
Sadece hayatta kalmayı öğrenir.
Ayaz, daha sekiz yaşındayken bir çocuğun taşıyabileceğinden fazla yük aldı sırtına. Soğuk hücreler, karanlık geceler ve kucağında susturmak zorunda kaldığı bir bebek... Hayat ona merhameti hiç öğretmedi. O da merhameti değil, dayanmayı öğrendi.
Yıllar sonra üniforma giydi.
Silah tutmayı, emir vermeyi, adam kurtarmayı öğrendi.
Ama geçmişini gömmeyi asla başaramadı.
Bir operasyon, bir ihanet ve bir kaçış...
Kız kardeşi Tuğçe'nin izleri onu sınırın ötesine, yerin altına, insanlığın bittiği bir noktaya sürükledi. Bu artık bir görev değildi. Bu, geri dönüşü olmayan bir hesaplaşmaydı.
Herkesin bir sınırı vardır.
Ayaz'ınki aşıldığında, geriye sadece öfke kaldı.
Bu hikâye kahramanlık anlatmıyor.
Bu hikâye kurtuluş vaat etmiyor.
Bu hikâye, bazı insanların neden asla iyileşemediğini anlatıyor.
Çünkü bazı yaralar kapanmaz.
Sadece sessizleşir.
All Rights Reserved