Kanla Doğan Şafak

Kanla Doğan Şafak

  • WpView
    Reads 846
  • WpVote
    Votes 360
  • WpPart
    Parts 11
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Aug 28, 2025
Thallassa... Dört büyük krallığın yüzyıllardır süren savaşıyla parçalanmış, barışın adının unutulduğu bir diyar. Zora Krallığı'nın prensesi Luisa, bu savaşın en kanlı gününde, şafak sökerken doğmuştu. Onun kaderi, daha ilk doğduğu anda belirlenmişti. Barışı isteyen bir kalbe sahipti. Ama barış, kolay elde edilmezdi, savaştan daha üstün değildi. Ve öz abisi, önünde duran en büyük engeldi. Luisa, bir seçimle karşı karşıya kalmıştı Ya abisine, düzene, krallığa karşı gelecekti... Ya da yaşadığı bu topraklar savaşın kanı ile sulanacaktı... Bazı savaşlar kazanılmaz. Bazı zaferler kanla ödenir. Ve bazı kaderler... şafakta yeniden yazılır. 20 yılda bir gerçekleşen Şafağın etkileri büyük olacaktı...
All Rights Reserved
#82
saray
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • FIRTINA ZAMANI
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • Kanlı Lordun Gelini

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines