Sevgili Valoa

Sevgili Valoa

  • WpView
    Reads 37
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 25
WpMetadataReadOngoing42m
WpMetadataNoticeLast published Sat, Apr 11, 2026
Bugün, 24 Ağustos itibariyle sadece 13 yaşında bir genç kız var. Kim olduğunu bilmeyen, aşağılanan ve ailesinin bile kendini umursamadığını düşünen bir kız. Ve bu o kızın günlüğü. Hayat anlaşılması zor şeylerle, yalanlar ve sahtekarlıklarla doluyken bunca şeyin arasında sana gerçek hislerimi, düşüncelerimi vadediyorum, sevgili Valoa. O kız benim Valoa. Adımı bilme, adım yok benim. Ben, daha kendisinin kim olduğunu bilmeyen biriyim. Ben, kendisine bile dürüst olamayan biri olmayı kendisi seçmişken geleceği için kaygılanan biriyim. Fakat yine de bu koskoca evrende ben de bir bireyim. Sevgili Valoa, İsmin Fince "Işık" anlamına gelmekte. Sen yalnızca bir defter, bir günlük değil de, aynı zamanda yeni doğan umutlarımın bir göstergesisin. Eğer kendime dürüst olmayı öğrenirsem belki kim olduğumu da bilebilirim. Değerli Valoa, Kendimi bulma yolumda bana eşlik eder misin? Hiçbir şeye layık olmadığını düşünen bana bu şerefi lütfeder misin? Cevabın ne olursa olsun yine de teşekkür ederim. Ve bir şey biliyorum: Bir dilin yok, fakat bir gün herkes susacak ve sadece sen konuşacaksın. Bir insan değilsin ama diğer herkesten daha çok anlıyorsun beni, insanları. Bir tanecik Valoa, Benim değerlim, hazinem olur musun? Adının anlamı gibi, bu yolda bana ışık tutar mısın? Valoa, Fince "Işık" anlamına gelen Valoa.
All Rights Reserved
#66
korku
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SAYE
  • Gecenin Yargıcı
  • EVRENDEN ÖTE (1) -KÖRLEŞMİŞ RUHLAR ve EBEDİ İNSANLAR.
  • SIFIR NOKTASI
  • Geçmişin karanlık izi
  • Tenindeki Günah
  • KABUĞUNU KIRMAK
  • BENİMSİN
SAYE

ÖMER ENSAR KARA & EFNAN DEMİR ... Bütün uzvlarım zangır zangır titriyordu. Yağmurun şiddeti o kadar çoktu ki tanelerini her bir zerremde hissediyordum. Gözlerimi kırpıştırdım birkaç kere, o ise sakince beni izliyordu. " Neden veda etmedin? " Uzun uzun baktı bana sonra derin bir nefes aldı ve başını sağa çevirdi. Gözlerini yumdu, gördüğüm görüntü bir şiirin en can alıcı mısrası gibiydi. İçim gitti, ama sustum. Sustum ve yeşilin en güzel tonu olan gözlerini bana çevirmesini bekledim. Kalbimin büyük bir bölümünde bıçak darbeleri vardı ve kalbim her şeye rağmen atıyordu. O bana bakmadıkça bıçak darbeleri usulca bütün kalbimi harmanlıyor beni yavaş yavaş öldürüyordu. Başı bana doğru döndü. Yumduğu gözlerini açtı ve bir cevap alacağıma inandığım için hevesle gözlerine baktım. " Cevabım hiçbir şeyi değiştirmeyecek, Efnan. Senin kızgınlığın geçmeyecek. Çünkü sen kinli birisin. Yaşanılanı unutmuyorsun sonucu ne olursa olsun. Bu yüzden yapma, neden vedasız gittiğimi öğrenmek sana hiçbir şey katmayacak. Birazcık inansam, " dedi hayal kırıklığı ile. " Bir şeylerin değişeceğine birazcık inansam bir dakika düşünmem söylerim. Ama biliyorum değişmeyecek, senin yüreğini benim cevaplarım değil sen soğutacaksın. Çünkü sen hep böyleydin. " Gözlerim dolu dolu baktım. Haklıydı, cevabı benim ona olan kırgınlığımı alıp götürmeyecekti. Ben kendi yüreğimi kendim soğutacaktım. Hep böyleydim zaten. Değil mi? Yutkundum ve hiçbir şey demeden arkamı döndüm. Karanlık sadece gökyüzüne çökmemiş gibiydi. Evlerin çatısına, arabalara, denize ama en çok, en çok benim gölgeme çökmüştü. ...

More details
WpActionLinkContent Guidelines