Ölü Kelebekler

Ölü Kelebekler

  • WpView
    Reads 54
  • WpVote
    Votes 8
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jul 5, 2024
Kaç gündür burada olduğuma dair, kesinlikle hiç bir fikrim yoktu. Bu zifiri karanlık odada, damlayan suyun sesi dışında bir şey duyulmuyordu. Gözlerim ışığa ne kadar alışırsa alışsın, hiç bir şey göremiyordum. Ağır çelik kapı, aniden büyük bir gürültü ile açıldı. Dışarının ışığı odanın tüm karanlığını yararak yere ulaştı. Hemen ardından uzun, yapılı bir gölge düştü önüme. Günlerce kapıyı açmaları için yırtındıktan sonra öylesine bir vakitte kapıyı açmaları, komiğime gitmişti doğrusu. Traji komikti, burnumdan güldüm hafifçe. "Havin Altuğ, komik bir şey mi var?" Duyduğum İngilizce kelimeler ile irkildim bu defa. Hadi Havin, lisede dil bölümünü boşuna okumadın sen. "Kaldır kafanı!" Gelen emir ile yüzümü buruşturdum. Lisanlarımızın bile aynı olmadığı bir adamın emrine uymak? Güçlükle kaldırdım kafamı, gördüğüm tek şey ise önüme çökmüş bir adamın silüetiydi. Konuşmaya çalıştım, ama mecalim yoktu. "Boşuna yorma kendini, zaten bundan sonraki günlerin epey yorucu olacak." Konuşmak için tüm gücümü kullandım bu defa. "Bakın, kimsiniz bilmiyorum ama gördüklerimi görmemiş gibi yapabilirim... Lütfe-" Kahkahasının sesi durdurdu beni. Bu soğuk odada bu soğuk adamın tavırları tüylerimi diken diken etmeye başlamıştı. Her zaman güçlü kalabilirdim, ama şu an yorgundum. Göz kapaklarımı bile kaldıramıyorken, karşımdakinin beni itaate zorlaması ayarlarımla oynuyordu. "Boşuna yalvarma doktor hanım" Güldüm, başka şansım varmış gibi konuşuyordu. "Sonunda öleceğini bilen birisi, başka ne yapabilir?"
All Rights Reserved
#12
beyincerrahi
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Albay Kızı
  • On Üçüncü Pay
  • YAPAY KALP +21
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • Vortaris
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • DUHUL
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines