Kartalın Kalbinde (Kitap Oldu)

Kartalın Kalbinde (Kitap Oldu)

  • WpView
    Reads 13,034
  • WpVote
    Votes 580
  • WpPart
    Parts 12
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jan 13, 2025
Araf Altuğ Akıner. O kusurlardan oluşuyordu. Yüzünde, kariyerinde, verdiği kararlarda, hayata bakış açısında ve en önemlisi ruhunda var olan kusurlardan... Karşı tarafa sinir krizi geçirtebilecek derecede karamsardı. Başarılı olmak istediği halde, hemen pes edecek kadar korkaktı. Yerinde olabileceği kişilere bakıp imrenecek kadar çaresizdi. Ve yeteneğinin farkında olamayacak kadar kördü. Ta ki... Benimle tanışıncaya dek... Tek ihtiyacının biraz cesaret, biraz da inanç olduğunu biliyordum. Önceki takımından kovulmuş, futbola küsmüştü. Ama her şeye rağmen bir yanı geri dönmek ve hastalık derecesinde sempati beslediği Beşiktaş'ta oynamak istiyordu. Asla maçlarda giyme şansı bulamadığı o formaya, asla oynayamadığı o takıma, asla gerçekleştiremediği o hayale âşıktı. Ben bu hikâyede vasıfsız ve futbolla alakası bile olmayan biriydim. Sanırım onunla tanışma nedenimiz de buydu. Ben cahil cesaretimle, hayallerinin peşinden koşması için ona yardımcı olmalıydım. Bilmiyorum, belki de böyle olduğuna inanmak istiyordum. Yine pes ettiği anlardan birinde -ki bu çok sık oluyordu- ona baktım ve fısıldadım. "Kartallar yüksek uçar." Ela gözleri, gür kirpiklerinin altından bana baktığında içimde binlerce kartal hareketlendi. "O halde senin için uçacağım."
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • ASENA
  • RUH-U REVAN
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Gözler Aynı Sen
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines