Anne ve babaları asker olan iki küçük çocuk. Erim ve Eliz Erçil... Kendilerine ait o küçük dünyalarında yıkıcı bir gerçekle yüz yüze kalırlar hem de gözlerinin önünde olan bir gerçekle.
Bir anda yaşanılan bu dehşet verici olayla bu küçük dünya yok olmaya yüz tutarken kendilerini dedelerinin yanında ama hiç bilmedikleri bir hayatta bulurlar.
Aradan geçen on beş yılın sonunda Eliz tıp fakültesini okuyarak hayalini gerçekleştirmeyi, Erim ise polis olarak babasına verdiği sözü tutmayı akıllarına koymuşken sevinçleri gün geçtikçe artıyordu. Anne ve babalarını, üstüne dedelerini de kaybeden Erçil kardeşler bir kayıba daha katlanamayacaklarını biliyorlardı.
Geçmiş üstü kapanmamış yaralarla doluydu. Ama o yaraları pansumanlayıp bir güzel iyileştirecek olan o kişiler de geliyordu. Peki ya 'O' da giderse?
"Gitmeyin artık, lütfen! Bir acıya bir kayba daha dayanamam!"
Olmuyor değil mi?
Nefes alıyorsun ama ciğerine varmıyor.
Belki de kalpsiz olmaya çalışan ama hâlâ umudunu yitirmeyen Eliz mücadeleye devam edecek mi?
Peki siz, devam edecek misiniz?
Tamamıyla hayal unsurudur. (+18 ögeler vardır, rahatsız olacaklar o kısımları atlayabilir ya da hiç okumayabilirsiniz.)
All Rights Reserved