Story cover for Bir Bela (Texting) by nedemekseviyorumm
Bir Bela (Texting)
  • WpView
    Reads 24
  • WpVote
    Votes 8
  • WpPart
    Parts 2
  • WpView
    Reads 24
  • WpVote
    Votes 8
  • WpPart
    Parts 2
Ongoing, First published Jul 03, 2024
Herkes kusursuz olacak diye bir şey yok değil mi? Bende böyleyim işte, beni kabul eden böyle etsin. 

Kendisiyle kavga eden biri olarak tarihe geçmek istiyorum.

Alper: Heeyy!

Alper: Nasılsın?

Birde bu çıktı başıma. Ben kim, durakta gördüğüm insanı tanımak kim? Hayır ben daha dün yediğim yemeği hatırlamıyorum.

Siz: Yaw ben bir şey sorucam 

Siz: Sen nereden buldun benim numaramı 

Siz: Hayır sadece 3 5 kişide var çünkü 

Neyse bu şimdi yarım saat bakmaz.

Demekle attı hemen.

Senin mesaj atmanı bekliyordu.

Alper: E arkadaşın verdi

Alper: Oyun oynamışsınız ceza olarak birisine numaranı vericekmişsin

Alper: Sen verdin ya numarayı nasıl şaşırdın

Siz: Hayır ben vermedim 

Siz: Ulan Ezgi

Siz: Sana numarayı veren kişi sarışın ela gözlü müydü?

Alper: Evet?

Siz: Yaktım çıranı Ezgi 

Siz: Bela aldın başına
All Rights Reserved
Sign up to add Bir Bela (Texting) to your library and receive updates
or
#573arkadaş
Content Guidelines
You may also like
AZE by kelebekleroldu1
38 parts Ongoing
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
You may also like
Slide 1 of 10
AZE cover
ASENA cover
ASYA (TAMAMLANDI) cover
Son Düdük cover
MEHİR(Gerçek Ailem) cover
Divane •Text• cover
Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text cover
Karadeniz'in Kızı (Ger�çek Ailem) cover
Sarılırım Birine •Text• cover
SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting cover

AZE

38 parts Ongoing

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.