İnsan tüm anıları unutur ama bazen o anıların bıraktığı hissiyatı hep hatırlardı. Talya hep kendisini tanıdık hislere tutkun birisi olarak tanımlardı. Tüm hayatını bu hislerin etrafında şekillendirmiş, her zaman kokusunu bildiği kafeye, yollarını bidiği o mahalle okuluna, şehrini sahiplendiği üniversiteye gitmişti. Hep içten içe tanıdık şeylere çekilmişti.
Şimdilerdeyse ona en tanıdık ve sevmesi kolay gelen kişi yan dairedeki adamdı. Neden ona platonik olduğunu anlayamazdı ama buna kendince bir açıklaması vardı.
Onu seviyordu çünkü o, onun kalbinde sevginin anlamına çok benziyordu. Sevmesi kolaydı onu. Yan dairende bir adamı sevmek ne kadar zor olabilirdi?
Yalnızca kalbini ağrıtan onun gittiği görevlerden gelemeyecek olması endişesi ve onun kalbine neden bu kadar tanıdık olduğunu bilmeyişiydi.
All Rights Reserved