Zincir
  • WpView
    GELESEN 120
  • WpVote
    Stimmen 10
  • WpPart
    Teile 1
WpMetadataReadLaufend
WpMetadataNoticeZuletzt aktualisiert Di., Juli 9, 2024
"Sen bu zinciri kırıp gidersen, ben o zinciri kalbime vururum.Benden kurtulmak için kalbimi parçalaman gerek.Bunu yapabilir misin İzem?" sorduğu soruda gözlerimin içindeki ifade cevap veriyordu zaten.O da bunun farkında olduğu için rahatça gülümseyerek yanıma doğru irelledi "Kaçış bitti, son durak.Şimdi topla eşyalarını eve dönüyoruz"
Alle Rechte vorbehalten
#145
olum
WpChevronRight
Werde Teil der größten Geschichtenerzähler-CommunityErhalte personalisierte Geschichtenempfehlungen, speichere deine Favoriten in deiner Bibliothek und kommentiere und stimme ab, um deine Community zu vergrößern.
Illustration

Vielleicht gefällt dir auch

  • SİYAHIN BEYAZI
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • ISSIZ ADA (+18)
  • KURTBEY
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • HER KİMSEN
  • Aile Sırları
  •  ABİLERİM Mİ?

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

Mehr Details
WpActionLinkInhaltsrichtlinien