kandeli

kandeli

  • WpView
    Reads 969
  • WpVote
    Votes 73
  • WpPart
    Parts 13
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Jul 16, 2026
Sözde zamanın yaraları iyileştirdiği söylenir. Oysa koca bir yalandır bu. Zaman yalnızca yüzleşilmiş yaraları iyileştirir; çözülmemiş olanları ise vakti geldiğinde yeniden kanatabilmek için kurutmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Tıpkı Korkut Alp ve Yasemin'e yaptığı gibi... Kuleli Askerî Lisesi'nin o çelik gibi soğuk duvarları ile Kandilli Kız Lisesi'nin zarif koridorlarını birbirine bağlayan gizli bir patika... Kandeli... 17 yaşındaki Yasemin ve askeri lise öğrencisi Korkut Alp'in o patikada kendilerine kurdukları masum dünyada başka hiç kimseye yer yoktu. Ta ki Yasemin'in boynuna dolanan acımasız bir mecburiyet, Kandeli'de yeşeren o hayalleri tek bir günde paramparça edene kadar. Yasemin, babasının karanlık dünyasında hayatta kalabilmek için çabalarken, Korkut Alp'in göğsünde asla kapanmayacak o derin yarayı açmış ve ikisi de o yaranın içinde kaybolmuştu. Yıllar sonra kader yeniden ağlarını örerken; Yasemin ait olmadığı bir hayatın nişan yüzüğünü, Korkut Alp ise Pusat Timi'nin bordo beresini henüz yeni geçirmiştir üzerine. Ancak kader, kanatmaya doyamadığı o kabuğu bir kez daha soymaya kararlıdır. Korkut Alp, Pusat Timi ile omuz omuza çıktığı o ilk kritik görevin sonunda; geçmişinin ta kendisini bulmayı asla beklemiyordur. Üstelik karşısındaki kadın, o lise yıllarında bıraktığı ürkek kız değil, başka bir adamın nişanlısıdır. Bazı yaralar kapanmaz. Bazı hikâyeler yarım kalmaz. Sadece... kaldığı yerden kanamaya devam eder.
All Rights Reserved
#102
hüzün
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Yanlış Kader
  • Mevt-i Lal
  • buzlar kraliçesi
  • Anicca
  • HAYATIN KULLARI
  • Mektupların Ardında
  • Dijital Kocam
  • Senden Başka Hiç Kimse
  • Ufuk Çizgisi (TAMAMLANDI)
  • Buz Parçaları 2

Geçmişimi bir toprağın altına gömerken o günler de bıraktığım herkesten koşarak uzaklaşmıştım. Giderken büyük bir bomba patlatmış ve hepsinin benden nefret etmesine neden olmuştum. Ben, beni seven kim varsa onların içlerine benim için öfke tohumları ekmiştim. Benden nefret etmelerine neden olduktan sonra da arkama bile bakmadan hepsini terk etmiştim. Yıllar geçmişti ve şimdi geri dönüyordum. Kalplerine nefret tohumu ektiğim insanların karşısında duracaktım ve bundan bir saniye bile nefret etmeyecektim çünkü ben bunu hak etmiştim. Onlara yalan söyleyip, kendimden nefret ettirdiğimde geri döneceğimi asla bilmiyordum. Bunu planlamamıştım, hayat söylediğim yalanın cezasını çekmem için beni tekrardan buraya göndermişti. Kaçtığım yere, koşarak geri dönüyordum. Vuslat Mahallesinden bir sonbahar akşamı kaçmıştım ve yine bir sonbahar gecesi geri dönüyordum. Karşılaşacağım her şeyi önceden biliyordum. Bütün mahalleli benden nefret ediyordu çünkü onların sevdiği insanların kalbini kırmıştım. Çünkü ben onları, ailem dediğim insanları paramparça etmiştim. Geri döndüğümde neler yaşardım, hayat bana ne getirirdi bilmiyorum ama Vuslat mahallesine adım attığım andan itibaren savaşmam gerektiğini biliyordum. Beni orada istemeyecekleri ama ben orada kalacaktım. Hatamın bedelini ödeyecektim ve bana bunu kalbini ilk paramparça ettiğim insan ödetecekti. Hatamın acısını herkesten daha çok kırdığım kardeşlerim ödetecekti. Geri dönüyordum ve artık hiçbir şey eskisi gibi değildi. Her şey eskisi gibi olabilir miydi yoksa her şey daha da mı karışacaktı bilmiyordum ama savaşırken sadece onlarla değil kendimle de savaşacaktım. Savaş başladı, yere ilk ben düştüm. Savaş devam etti, ayağa kalktım. Savaşın sonu gelecekti, kim kaybedecekti, işte asıl mesele buydu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines