DİREN
  • WpView
    Reads 154
  • WpVote
    Votes 43
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadMatureComplete Thu, Jan 8, 2026
"Diren benim artık gitmem gerek." dedi Alp ama Diren hâlâ elini bırakmamakta inat ediyordu "Ne olur gitme Alp sen benim tek arkadaşımsın buradaki herkes bena zarar verir ama sen beni korursun sen de gidersen kim beni koruyacak ne olur gitme." diye ağlayarak yalvarıyordu Diren ama bu yalvarıslar Alp'in gitmesine engel olamıyordu maalesef Alp küçük ellerini Direnin ellerine sarıp "Hani ben büyüyünce asker olucam ya," dedi ve derin bir nefes alarak sözlerine devam etti "sen de büyüyünce asker ol böylelikle ben yanında değilken bile sen kendini korursun, hem belki yine yan yana oluruz." Alp direnin gözyaşlarına dayanamıyor du daha 10 yaşındaydı ama küçücük yüreği Direnin kalbine bağlıydı, onun tırnağının ucuna bir zarar gelse alparslanın kalbi paramparça olurdu ama artık yanyana olamayacaklardı Alp küçük elleriyle direnin yanaklarını ıslatmış gözyaşlarını silerek "Ben yanın da değilken sakın ağlamak yok tamamı Diren?" Deyip saçlarından öptü. Küçük Diren başını sallayıp "Tamam." Dedi sonra ise serçe parmağını kaldırıp Alp'in serçe parmağına doladı ve sözlerine devam etti"Söz sen yanımda değilken ağlamayacağım. Serçe parmak sözü." dedi. bu onların kendilerine has yaptıkları bir şeydi ne zaman unutmak istemedikleri bir gün yada bir söz olsa serçe parmakları birbirine tutunurdu. Diren bu günü hiç unutmayacağına ve Alp yanında değilken hiç ağlamayacağına söz vermişti o gün. Ama her iki sözünden birini çok sonradan bozucaktı.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • NERGİS SARMALI
  • Kızıl Sarmaşık (KİTAP OLDU)
  • ATEŞTEN GÖMLEK
  • LİLİTH SENFONİSİ(Ara Verildi)
  • UMUT DENİZİ |KİTAP OLDU|
  • KUDRETLİ DÜŞÜŞLER | SY 2 (Ara Verildi)
  • Kalp Çıkmazı
  • SİS VE DAVA
  • Kuzgun Ve Serçe
  • 10'DAN GERİYE SAY - #WattyTR2016

"Bu şehirde çıkmaz sokak yoktur, Mardin'in her sokağı, yeni bir hikayeye açılır, demişti biri bana. Ama benim seninle karşılaştığım yol, çıkmaz sokaktı, Aladağ. Yıllardır içinde olduğum, kaybolduğum sokaktı. Sen, benim çıkmaz sokağımsın Gökalp Aladağ. O sokakta dönüp dolaşıp, sarmalında kaybolduğum çıkmazımsın. Hayatımdaki hiçbir sarmal, böylesine sevindirip, böylesine korkutmamıştı. Korkuyorum. Seni yaşadım, seni bir kez kaybettim. Bir kez daha seni kaybetmekten çok korkuyorum." Bazı şehirler insanı büyütmez; hesap sorar. Ona yuva vermez, kural verir; töre der, her şeyi devirir. Mardin, taşlarıyla susmayı öğreten ama asla unutmayan bir şehir. Dicle kıyısında başlayan bir çocukluk aşkı, yıllar sonra iki güçlü insanı yeniden karşı karşıya getirir. İkisi de CEO. İkisi de Mardinli. Aşkları eskisi gibi masum belki... Öyle umuyorlar. Kadın, ekonomiyi bilen bir yönetici ve insan zihnini çözen bir psikologdur. Rakamlarla duyguları, güçle travmayı aynı masada tartmayı öğrenmiştir. Çünkü hayatta kalmak için başka bir yolu yoktur. İhanet bazen bir kalp meselesi değildir; bir sistem meselesidir. Ve her sistemin er ya da geç bir bilançosu çıkarılır. Bu roman, aşkın değil bedelinin hikâyesidir. Acı dolu çığlıkların olduğu taş evlerin avlularının, bir rüzgarın peşinde umutla koşulan kokunun, acı dolu geçmişin, ihanetlerin, acının ama mutluluğun hikâyesi. Çünkü bazı ailelerin geçmişlerinin hesabı çocuklara kesilirdi. Sarılmıştı geçmiş boğazıma, ne öldürüyor ne yaşatıyordu. Ama en acıtan da kalbime aldıklarımı. Acını anlatma sevdiğine, öfkelendiğinde basar yaranın en, en derinine. İnsan, en keskin bıçağı, en sevdiğinin eline verirmiş. "Kendimden kaçak, yârim keskin bıçak..."

More details
WpActionLinkContent Guidelines