FIRTINADAN ÖNCE

FIRTINADAN ÖNCE

  • WpView
    Reads 11
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Aug 1, 2024
Yazım Tarihi: 20.01.2024 Yayınlama Tarihi: 01.08.2024 _____________________________________________________ Küçüklüğünden babasız büyüyen bir kız çocuğu düşünün. Babasının yüzünü değil hayatta, fotoğraflarda bile görmeyen bir kız çocuğu. Kimse babası hakkında konuşmuyor, hatta babasının adı dahi anılmıyordu. Kız babasını özlüyordu, yüzünü bile görmediği babasını. Kız geçmişiyle ilgili gerçekleri öğrenmek istiyordu, babasının nasıl biri olduğunu, neden kendisini görmeye gelmediğini ve en esasıda neden bırakıp gittiğini bilmek istiyordu. Çünkü bunu bilmek onunda hakkıydı. Kim bile bilirdi ki, bu kızın yıllar sonra sırf babasını bula bilmek için evi terkedeceğini ve hayatın acımasız gerçekleriyle yüzleşeceğini? Belki de son dediğimiz yer başlangıçtır? Hayat bu, bazen olmaz dediğimiz şeyler bile oluyor. _____________________________________________________ "O yüreğindeki acı mı?" diye sordu. Hafifçe tebessüm ettim. "Hayır" dedim. "O benim imtihanım!"
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • KORKUT / bxb
  • Sirayet|Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Mafyaymısmıs
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines