FIRTINA, Sezon XII

FIRTINA, Sezon XII

Season 12 of 14
  • WpView
    reads 19
  • WpVote
    Stemmen 0
  • WpPart
    Delen 10
WpMetadataReadCompleet din, okt. 1, 2024
WpInfo
Fictie
Romantiek
Bilmediğimiz, tanımadığımız koşullarla sınanıyoruz.
Alle rechten voorbehouden
#516
anı
WpChevronRight
Serie

FIRTINA - Seni Çağırınca

  • FIRTINA, Sezon I
    Seizoen 1
    11 delen
  • FIRTINA, Sezon II
    Seizoen 2
    8 delen
  • FIRTINA, Sezon III
    Seizoen 3
    8 delen
  • FIRTINA, Sezon IV
    Seizoen 4
    13 delen
  • FIRTINA, Sezon V
    Seizoen 5
    9 delen
  • FIRTINA, Sezon VI
    Seizoen 6
    14 delen
  • FIRTINA, Sezon VII
    Seizoen 7
    16 delen
  • Fırtına, Sezon VIII
    Seizoen 8
    23 delen
  • Fırtına, Sezon IX
    Seizoen 9
    26 delen
  • Fırtına, Sezon X
    Seizoen 10
    23 delen
  • FIRTINA, Sezon XI
    Seizoen 11
    6 delen
  • Seizoen 12
    10 delen
  • FIRTINA, Sezon XIII
    Seizoen 13
    10 delen
  • FIRTINA, Sezon XIV
    Seizoen 14
    10 delen
Word lid van de grootste verhalengemeenschapOntvang persoonlijke verhaal aanbevelingen, sla je favorieten op in je bibliotheek en geef commentaar en stem om je gemeenschap te laten groeien.
Illustration

Je bent misschien ook geïnteresseerd in

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • LİNA
  • Sen ve Ben
  • Milli Tasarımcı // Yarı Texting
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • SEMT ABİSİ /Yarı texting
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • MİNEL
  • Söyle Bana Demonio

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

Meer details
WpActionLinkInhoudsrichtlijnen