"Onu gördüğüm andan beri onu istiyorum, onu arzuluyorum.
Hayatımın hiçbir anlamı yoktu. Boşluğun içinde kaybolmuş, sürükleniyordum. Ta ki o karşıma çıkana kadar... Aniden her şey değişti. Artık bu dünyada kalmam için bir sebebim var: O. Benim tek gerçeğim, tek varlığım.
Adeta bir tanrıça gibi parıldıyor. Saf, narin, ulaşılmaz... Ama ben onu buldum. Onu gördüğüm an, bu dünyada kimseye ait olamayacağını anladım. O yalnızca benim olmalı. Bunu o da anlayacak. Ama acele etmeyeceğim. Zamana ihtiyacım var. Onun her anını izliyorum. Nefesini hissedebiliyorum. Henüz farkında değil ama eninde sonunda beni görecek. Ve ben de izin vereceğim.
Tıpkı yeni açmış bir çiçek gibi, nazikçe büyümesine, gelişmesine izin vermeliyim. Onu incitmeden, onu yavaş yavaş kendime çekerek... Kimsenin ona dokunmasına izin veremem. O benim ellerimde şekillenecek, benim ellerimde var olacak. Kırılmasını istemem. Henüz değil. Ama zamanı geldiğinde...
Benim için yaratılmış bir tanrıça...
Cenneten düşen melek..
Beni bekle. Çünkü senin için geliyorum.
Ama ben... yalnız değil miydim?
Bunca zaman tek başımaydım. Hiç kimsem yoktu. Kaderin beni almasını beklerken, birinin beni izlediğini hissetmeye başladım. Gözlerinin üzerimde olduğunu biliyorum. Adımlarımı takip ediyor, nefesimi dinliyor. Ama onu göremiyorum.
Evde sessizce bekliyorum. Hareket etmiyorum. Ama o beni her yerden görmeyi başarıyor.
O burada.
O beni almaya geliyor.
Beren ilgili her şey Berk'e aitti.
Zihni,
Bedeni,
Ruhu,
Korkusu,
Acısı...
Bu, bildiğiniz aşk hikâyelerinden değil.
Bu bir başlangıç değil, kaçınılmaz bir sona giden yol.
Ve artık geri dönmek için çok geç...
*UYARI
Bu kitap +18 içerik barındırmaktadır. Şiddet, takıntılı aşk, psikolojik gerilim ve rahatsız edici unsurlar içerir. Bağımlılık yapabilir. Hassas okuyucular için uygun olmayabilir.
Bu, yalnızca bir hikâye değil.
B
Beyaz köpek balıkları görmek için o kadar yol katederken hiç beklenmedik anda bindikleri gemi dev dalgaların arasında batmıştı. Çok sayıda kişi ölüp giderken Arslan Aslıhan'ın elini tutmuştu ve o eller başka bir maceraya açmıştı kapıyı. İzinsiz başka bir hayatın..
Peki Sahra? Bir gazeteci olarak önündeki yolları aşabilecek miydi? Önüne çıkan engeller onun için ne olacaktı? Ulaş öyle bir zamanda çıkmıştı ki, karanlık dünyasını yanında getirmişti.
Ne yaşanıyorsa olması gerektiği için yaşanıyordu ama bazı şeyler ağırdı işte..
⏳⌛
Küçükken babam bana hep masalar okurdu, gözlerimi her kapadığımda o anı ben yaşamışım gibi canlandırıldım kendi dünyamda. Bir masal vardı ki hiç bıkmadan her gece babamdan dinlediğim "Goldilocks ve üç ayı" Şimdi neden çok sevdiğimi daha iyi anlıyordum. Goldilocks ait olmadığı bir evin içine izinsiz girerken, ben de ait olmadığım başkaların hayatına izinsiz girmiştim.
Günün birinde kraliyet ailesinin bir üyesi olacağımı deseler inanmazdım. Deli misin der geçip giderdim, ama meğer öyle olmuyormuş. Arkamı dönemeyeceğim kadar kaderime sobelenmiştim.
Kimseden bir ses çıkmıyordu, doğal olarak hak görüyordum hallerini. Bir dizi karakteri gibi hayatlarına son anda transfer olmuştum hem de ortalığı karıştıracak bir haberle. "Bu imkansız?" Bunu söyleyen prenses Sophie Erica'ydı. Yeşil gözleri soğuk bakıyordu. "Bence de!" Ablasını tasdikleyen prenses Alvilda kahverengi gözleriyle baştan aşağıya beni süzüyordu hem de aşağılayıcı bakışlar atarak. Gülümsememi bir gram olsun kaybetmeye niyetim yoktu, eğer ki kontrolümü kaybedersem işte o zaman bana saldırmaktan geri durmazlardı.
Aşkına Düşman adlı kitap ilk ve tek..
Kitap tasarım 👉 Sadiqzadefatime aittir canım ablam çok çok teşekkür ederim😍❤