GECENİ KARANLIĞI

GECENİ KARANLIĞI

  • WpView
    Reads 131
  • WpVote
    Votes 15
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jan 22, 2025
Koşuyorum nerde oluğuyum ve niye konuştuğun bilmiyurum Burası neresi , bende kaçamazsın küçüğüm bu ses kime ayit Neredeyim ben niye koşuyorum arkamdan koşan kişiler kim bana seslene kim Buraya nasıl geldim en son babam bana yatmadan önce masal anlatıyodu sonra Uyumadan önce aşada sesler geliyodu , Hadi ama küçük esirim bende kaçamasın , Bunu çok iyi biliyorsun konuşmak istiyorum ama konuşamıyorum niye , konuşamıyorum bak bana küçük kârım şimdi orda duruyusun ve bana , geliyosun kimsin sen dur değince neden durdum neden buradayım neden bana küçük karim dedin , ah küçüğüm bende kurtuluşun yok az kaldı küçüğüm , seni yanıma ayit olduğun yere getiricem marak etme şimdi uyan küçük sevgilim Hocam hastayı kaybediyoruz . Elam hayatım bekle biraz doktor haber vericek Bırak beni ben kızın bakıcam onu görmenlazım analamiyusun Kapıyı açmış di ela kandemir ama karşılandığı durum daha kötü yapıcağı bilmeden Hastanı ölüm saati 12 :38 MAVI HAYIR BENIM KIZIM ÖLEMEZ HAYIT ÖLEMEZ BENIM KIZIM ÖLEMEZ CAN BİŞEY DE KIZIMIZ ÖLDÜ DIYOLAR
All Rights Reserved
#100
melez
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • ASENA
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN
  • Gözler Aynı Sen
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines