Kırık Tacın Gölgesi ( Gerçek Ailem)
"Hiçbir yere ait olmayan bir kız, her şeye sahip olan bir ailenin en büyük sırrı haline gelirse ne olur?"
Gerçek dünyada kimsesiz ve görünmezdim. Gözlerimi açtığımda ise kendimi, sonu felaketle biten bir romanın, ailesi tarafından nefret edilen "kötü kadını" Elara Von Valerius olarak buldum. Ama bu kez bir fark vardı: Ben bu hikayenin sadece okuyucusu değil, sonunu değiştirmeye yeminli kurbanıydım.
Dışarıda, kusursuz görünen ama içten içe çürümüş bir krallık; içeride ise yüzüme bakmaya bile tahammül edemeyen bir baba ve iki abi... Herkes benim her zamanki gibi fırtınalar koparmamı beklerken, ben sessizliğe büründüm.
Ben kaçtıkça, imkansız olan gerçekleşti. Beni görmezden gelen babamın korumacı gölgesi, benden nefret eden abilerimin kıskançlıkları etrafımı bir kale gibi sarmaya başladı. İlk defa "ev" dediğim yer, en büyük hapishanem mi olacaktı yoksa tek kurtuluşum mu?
Ve tüm bu karmaşanın ortasında, sadakatiyle ruhumu, sessizliğiyle kalbimi titreten o şövalye...
Kırılmış bir tacın gölgesinde, gerçek bir aileye sahip olmanın bedeli neydi?
"Beni sevmeniz için yalvarmayı bıraktığım gün, beni kaybetmekten korkmaya başladınız. Ama unutmayın; bir kalbi kırmak saniyeler, o enkazdan yeni bir yuva kurmak ise ömürler sürer."