.
Âlâ, o anları hatırladıkça yüreği yanıyor, gözyaşları istemsizce süzülüyordu. Artık bu konağın soğuk duvarları arasında, oğlunun eksikliğini hissederek yaşamaya devam ediyordu. Annesi onu kurtarmak için elinden geleni yapmıştı, ama ne Vehbi ne de diğerleri onu umursamıştı. Vehbi'nin ilgisizliği ve acımasızlığı yüzünden, Âlâ oğlunu kaybetmişti.
Bu altı ay boyunca her gün, her dakika, Alp'in boşluğunu hissetmişti. Her sabah, onun bebek kokusunu duymak için uyanmış, her akşam gözlerini oğlu olmadan kapatmıştı. Ama artık, içindeki umut ve hayaller tıpkı oğlunun hayatı gibi yok olup gitmişti.