ATEŞTEN DOĞANLAR

ATEŞTEN DOĞANLAR

  • WpView
    LECTURAS 1,531
  • WpVote
    Votos 540
  • WpPart
    Partes 5
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación mar, nov 4, 2025
"Bazı çiçekler topraktan değil, ateşten doğar; çünkü güzellik her zaman huzurdan değil, direnişten filizlenir." "Ateş Çiçeği" açmak üzere... Ama onlar hâlâ kapanda. Bir sabah, gözlerini tanımadığı bir gökyüzünün altında açtı. Ne dünya aynıydı, ne de kendisi. Bu yeni evrende onu yedi yabancı bekliyordu - her biri kadim güçlerin vârisi, her biri kaderin bir düğümünü taşıyordu. Birlikte eğitildiler, sınandılar... ve bir hain tarafından kandırılıp karanlık bir kaleye hapsedildiler. Efsaneye göre, Ateş Çiçeği yalnızca yürekleri hakikate erenlerin önünde açar. Ve o çiçek açtığında, evrenin dengesi sonsuza dek değişecek. Zaman azalıyor. Güven kırılgan. Ve ihanet, en beklenmedik yerden gelebilir.
Todos los derechos reservados
#40
hain
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • FIRTINA ZAMANI
  • KORDELYA
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido