KEHANET
  • WpView
    Reads 10,930
  • WpVote
    Votes 71
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Feb 13, 2020
Beş sihirli taşın çarpışmasıyla dünya oluştu . Tanrı ve Tanrıçalar bu dünyaya kendi güçlerini barındıran topluluklarını yerleştirdiler . Nyks gece tanrıçası safkan vampir topluluklarını yerleştirdi . Helios güneş tanrısı peri topluluklarını yerleştirdi.Thyphon fırtına tanrısı melek topluluklarını yerleştirdi. Ate hata ve günah tanrıçasıda insanoğlu topluluğunu yerleştirdi. Tanrı ve tanrıçaların bir şartı vardı bu dünyada yaşanıla bilmesi için ... Dünyayı oluşturan beş taşa dokunulmaması gerektiğiydi . Kehanet siyah duvarlara kazıldı. Beş taşa dokunulmaya kalkılırsa tanrı ve tanrıçaların yarattığı bir tohum anne rahmine düşecek. onun gücünde ve vücudunda bütün tanrıların izini bulacaksınız , o rahme düştüğünde beş koruyucu aynı anda rahme düşecek ve güçten gözü dönmüşlere cezalarını vererek dünyaya adaleti getirecekler. Milyonlarca yıl önce yazılmış kehanet gerçekleşmek üzereydi . Nerissa ve arkadaşları onlara verilen güçleri kullana bileceklermiydi . Yoksa topluluklar yok mu olacak?
All Rights Reserved
#44
tanrıça
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KORDELYA
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KIZIL GECE
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines