Story cover for HAMLE by smile_zeynep
HAMLE
  • WpView
    Reads 2,475
  • WpVote
    Votes 437
  • WpPart
    Parts 9
  • WpView
    Reads 2,475
  • WpVote
    Votes 437
  • WpPart
    Parts 9
Ongoing, First published Apr 24, 2015
Mature
Artık her şeyin farkındaydım. Geçmişim, gözlerimin önünden geçti. Her şey ben farkında olmadan şekil almaya başlamış ve kontrolümden çıkmıştı. Amacım uğruna başladığım yol, ruhumu deşecek taşlara sahipti. Ben sadece piyondum. Hani şu değersiz, küçük, göze batmayan ve kolay lokma olan. Ben şahın ta kendisini isteyen beyazdım. Karanlığımın parmaklarımda oluşturduğum hapishaneyi kırmasını bekledim. Sonra da ışığa karışmasını ve izini yok etmesini izledim.

 Şimdi ise, yine karanlığın pençesindeydim fakat son derece savunmasızdım. Beni intikam oyununa son anda dahil edilen kişiye baktım. Katilin kanımı donduran buz mavisi gözlerine. Alaycı gülümsemesi zehir akıyordu. Eğildi ve yüzümü yüzüne sabitledi "Oyun bitti. Yenildin.'' dedi kazanmanın verdiği küçümseyici bakışlarıyla. Eskiden geleceğimi düşündüğümde avukat, güzel bir hayat ve mutluluk görürdüm. Şu an düşündüğümde de... Yerini soğuk bir boşluğa ve kan kokusuna bırakmıştı.
All Rights Reserved
Sign up to add HAMLE to your library and receive updates
or
Content Guidelines
You may also like
You may also like
Slide 1 of 10
MOR SÜTYEN  (Yarı Texting) cover
Göz Göze "40" Saniye | Texting cover
Mafyaymısmıs cover
KORKUT / bxb cover
ALİN | Gerçek Aile cover
YENGE | YARITEXTİNG cover
Gecenin Ucunda |  Texting cover
Futbolcunun aşkı | TEXTİNG | cover
MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT cover
Sirayet|Texting cover

MOR SÜTYEN (Yarı Texting)

18 parts Ongoing

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.