Ruhsuz
  • WpView
    Reads 87
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Apr 30, 2015
Beğenileri bekliyorum sevgili okuyucularım.♥♥♥ Umarım beğenirsiniz ☻ Yazmamı istediğiniz bir şey olursa yorumlayın☺ Takip etmeyi de unutmayın.. ♫ Sadece yaşıyorum demek mi.. Bu kadar basite almayacağınız o kadar şey var ki hayatta, siz bile inanamazsınız. Hiç mi hayaliniz olmadı? Gerçekten sadece boşuna mı yaşadığınızı düşünüyorsunuz? İnanın bana hiç bir şey için geç değil. Her insanın hayali olur. Hatta olur değil, olmalı.. insan hayallerle ayakta kalır. Onları yapabilmek için çalışır çabalar ve belki de sadece onlar için yaşar ya da hayatı katlanabilir hale getirir hayalleriyle. Küçük ya da büyük hayaller.. Kişi için değişir bu. Bazıları için büyük olan hayaller, bazıları için küçük olabilir. Aslına bakarsanız bu biraz da en nefret ettiğim maddi durumdan kaynaklanıyor.Araba için hayal diyorum Hayal dediğimiz şey bizim gözle göremediğimiz soyut varlık.. . Aşk mesela.. Varlığına inandığımız fakat belki de hiç görmediğimiz aşk.. Bu konuda herkesin görüşleri farklı olabilir ama zaten hayal dediğimiz şeyin herkes tarafından anlamı da farklı değil midir..?
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • KORKUT / bxb
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Sirayet|Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines