"Geçmiş, üzerine ne kadar toprak atarsan at, doğru zamanı bekleyen bir cesettir." Sıradan bir hayatın konforunda, her şeyden habersiz büyüyen bir ruh... Ta ki o tekinsiz ormanın derinliklerinde, sislerin arasından sızan bir fısıltı tüm doğrularını yerle bir edene kadar. Güvendiğiniz insanların yüzündeki maskeler birer birer düşerken, yabancıların gölgesinde saklanan gerçeklerle yüzleşmeye hazır mısınız? Kaçtığınızı sandığınız her adım sizi celladınıza biraz daha yaklaştırırken; dostla düşmanın, aşkla ihanetin birbirine karıştığı o yağmurlu gecede silahlar kime dönecek? Bu bir hayatta kalma mücadelesi değil; koca bir yalanın küllerinden doğma hikayesidir. Kendinizi ait sandığınız hayatı unutun. Çünkü bazen en büyük tehlike, en yakınınızda durandır. "Bazen tanımak, güvenmek anlamına gelmez..." Soluksuz okuyacağınız, her sayfasında zihninizi bir labirente hapsedecek o büyük yüzleşme başlıyor. Sığınağınızı terk edin, çünkü artık saklanacak hiçbir yer yok
Więcej szczegółów