ANORMAL Wattys2017

ANORMAL Wattys2017

  • WpView
    Reads 3,596
  • WpVote
    Votes 319
  • WpPart
    Parts 19
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jul 8, 2017
Kimim ben ? kendimi ne zaman bu hale getirdim ? Bu yaşadığım hayat bana mı ait ? Artık varlığımdan bile şüphe duyacak hale getirdiğiniz için teşekkürler... Kafamda biriken intihar planlarını kurgularken aslında kendi hayatımın bile bir kurgudan ibaret olduğunu öğrendiğimden beri iyi değilim. Zaten yürüyen bir cesettim ne istediniz benden ? Kendi siyahımda boğulucağımı sandığım bu ütopyama neden dahil oldunuz ? Ha bu arada nerde olduğunuzu soracak olursanız hayatımın en boktan sahnesindeyiz hoş geldiniz bendeyiz... Şimdi sayın okurlarım,benim karakterimin alamadığı nefesi,hayatı sizin ona vermeniz için , derin derin nefes alın güçlü kalın. Çünkü az sonra anormal bir kızın hayaller ve gerçekler içinde geçirdiği zamanın yazılı olduğu bir günlüğe giriş yapıcaz sıkı tutunun !!!
All Rights Reserved
#359
edebiyat
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Aile Sırları
  • HER KİMSEN
  • KURTBEY
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • ISSIZ ADA (+18)
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)

Mihra Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Mihra Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Mihra, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Mihra'nın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Mihra kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Mihra'yı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Mihra olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines