Efsa Akdağ'ın hayatı, "korunmuşluk illüzyonu" üzerine inşa edilmiş bir sahteliktir. Yirmi üç yıl boyunca hiçbir doğum gününü kutlamamış olması, sıradan bir aile geleneği değildir. Ancak 24. yaş günü, bu bilinçli anonimliğin sona erişi olur. Bu yeraltı dünyası, antropolojik bir vahşetle yedi sınıfa ayrılmıştır. Babasının geçmişindeki karanlık dosya yeryüzüne çıktığında, Efsa sadece bir aile ferdini kaybetmeyecek; aynı zamanda bilişsel bir yıkım yaşayacaktır. Büyük kayıp kapıdadır ve açığa çıkacak gerçek, Efsa'nın özdeşim kurduğu tüm değerleri yerle bir edecek bir ontolojik sarsıntı yaratacaktır. Kuğuların beyazlığı, aslında dökülen kanları örtmek için kullanılan bir kılıftan ibarettir. "Kader bana cenneti vaadetse ne yazar, ölümüm senin elinde son bulmadıktan sonra..." Bu kurgu, merkezine kimlik inşası ve toplumsal hiyerarşiyi alan, ağırlıklı olarak Psikolojik Dram ve Distopik/Sosyolojik Gerilim türlerini ele alan bu kurgu gerçekliği hiçbir şekilde yansıtmamakla beraber; olaylar, zamanlar, kurumlar ve kişiler tamamen hayal ürünüdür. Gerçekliği yansıtmaz, ve tesadüfi karşılaştırmalar olabilir.
Più dettagli