ŞÜHEDÂ

ŞÜHEDÂ

  • WpView
    Leituras 71
  • WpVote
    Votos 6
  • WpPart
    Capítulos 1
WpMetadataReadMaduroEm andamento
WpMetadataNoticeÚltima atualização seg, mar 3, 2025
Bazı yollar en beklenmedik anda kesişir, bazı insanlar ise kaderin en büyük sırlarını saklar. Firuze Gül Batur Diyarbakır'da bir hastanenin genel cerrah asistanı. Mesafeli, içine kapanık, yaralarından ve sorunlarından kaçan bir kadın. Aşık olmaktan hep çok korkardı çünki bilirdi ki, bu hayatta her zaman mantığı ile yol alan bir kadın aşık olursa mantığını devredışı bırakır. Ve bu hayatta bir tek aşk o kadına yapmam dediği şeyleri bile yaptırırdı. Hazar Kılıç Özel Kuvvetler'de Kıdemli Üsteğmen ve tim komutanı. Sınırları iyi çizen bir asker ama söz konusu bir tek Gül olduğunda onun için tüm kurallar anlamını yitiriyor, mantığı devredışı kalıyor. Hazar keskin sınırları olan, kaybetmeye alışık bir adamdı... Firuze'yi ilk gördüğü an itibari ile anladı ki, her savaş kurşunlarla değil, bazıları duygularla verilirdi. Askeri Romantik Dram, Aile sırları/Gerilim türündeki bu hikayede duvarlar yıkılacak, bazı bağlar imkânsızlığa meydan okuyacak. Çünki her bağ kopmaz. Bazı kaderler değişmez.
Todos os Direitos Reservados
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Illustration

Talvez você também goste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Vatan Uğruna
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Sessiz Yemin
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Mais detalhes
WpActionLinkDiretrizes de Conteúdo