KAPAK KIZI
  • LECTURAS 5,218
  • Votos 920
  • Partes 17
  • LECTURAS 5,218
  • Votos 920
  • Partes 17
Continúa, Has publicado nov 26, 2024
Contenido adulto
17 partes nuevas
Ünlü oyuncu ve manken Lidya Tanay, herkesin hayalini kurduğu muhteşem bir hayata sahiptir. Eski Türkiye güzeli bir anneden gelen güzel genler ve yapımcı bir babadan miras kalan medya bağlantıları. Televizyon dünyasının güzeller güzeli prensesi. Bir insan daha ne ister? Güzel, zeki ve ünlü oyuncunun hayatında yolunda gitmeyen nedir? Bir gece yarısı gizemli sapığının tehlikeli boyuta gelmesi elbette.

Hava Harp Okulu'ndan mezun, eski asker Ayaz Karatay ise Lidya'nın hayatına tam da bu anda, onun özel koruması olarak girer. Kendine sert duvarlar ören Ayaz, Lidya'nın yoğun ve yalan hayatına konuk olduğunda işlerin hiç de beklediği gibi gitmeyeceğini, içinde bulunduğu şeyin kendini adadığı bir görevden ibaret olmayacağını henüz bilmemektedir. Kısacası, Lidya'nın onu kendine çeken bir ateş parçası olduğunu.

Birbirine taban tabana zıt bu iki kişiyi bir araya getirense sadece gizemli bir sapık değil, Lidya ve Ayaz arasındaki karşı konulamaz çekim olacaktır.
Todos los derechos reservados
Regístrate para añadir KAPAK KIZI a tu biblioteca y recibir actualizaciones
or
Pautas de Contenido
Quizás también te guste
HÜZNÜN GEMİSİ de FeelStone
6 Partes Continúa
"Ben değil seninle evlenmek, aynı havayı bile solumam be!" Adam, karşısında durmuş, kendinden kısa olduğu halde üstten cesurca bakan kadının, uçurumun dibini andıran koyu gözlerine baktı. Karadeniz'in hırçın sularını andıran mavi gözlerini, kendini boğmak ister gibi bakan, her baktığında kendini bir uçurumun ucunda sallanıyormuş gibi hissettiği gözlerde gezdirdi. "Ben de sana meraklı değilim herhalde. Bir çözüm bulacağım. İki de bir kapıma gelip bana bağırma." Alkan, bunu söylerken her zamankinin aksine sakindi. Kadın ne kadar öfkeli olursa olsun hiç kimseye nefretle bakmadığını fark etmişti adam. Acaba bu zamana kadar kimseye sevgiyle baktı mı diye düşündü adam. Bu yersiz düşüncesi kaşlarını çatmasına neden olduğunda Hazan'ın da kaşlarını çatılmıştı. "O zaman annene söyle beni sıkıştırıp durmasın! Ben evlenmeyeceğim! Evlensem bile bu kişinin sen olmayacağı kesin!" Hazan, hayatında sinirlenmediği kadar sinirlendiğini hissediyordu. Sadece bir hafta önce kendini görmezden gelen bu adamla evliliği düşünecek kadar delirmemişti daha. Alkan'ın kaşları alayla havaya kalktığında Hazan, gücünün yeteceğini bilse karşısında ki adamı dövebileceğini düşündü. "Ha ben kabul ettim, senin etmen kaldı." "Kendini beğenmişin tekisin! Seninle evlenmek için zırdeli olmak lazım." Hazan, Alkan'ın karşısında kaldıkça sinirden renk değiştirdiğini bildiğinden son sözünü söyleyip, baktıkça boğulduğunu hissettiği mavi gözlere son kez bakıp arkasını dönüp hızla evine doğru yürüdü. "Arkasından ona bakan Alkan kendi kendine, "Zırdeli," dedi. "Büyük konuşuyorsun." İki inatçı delinin, birbirlerinde boğulmaktan korktukları gözlerde ve Karadeniz'in hırçın sularının taşıdığı Hüznün Gemisi'nde geçen büyük bir sevda hikayesi.
Quizás también te guste
Slide 1 of 10
HÜZNÜN GEMİSİ cover
ŞEYTAN TÜYÜ cover
Gece Mavisi🦋 cover
ZAMAN ALEVİ cover
NE OLURSA OLSUN BİZ (mahalle,abimin arkadaşı) cover
ALACA KUŞUN RIHTIMI cover
ASUMAN cover
SOKAĞIN DANSI cover
Asker Falan İşte /texting/  cover
Mafya                                     ( birinci kitap) cover

HÜZNÜN GEMİSİ

6 Partes Continúa

"Ben değil seninle evlenmek, aynı havayı bile solumam be!" Adam, karşısında durmuş, kendinden kısa olduğu halde üstten cesurca bakan kadının, uçurumun dibini andıran koyu gözlerine baktı. Karadeniz'in hırçın sularını andıran mavi gözlerini, kendini boğmak ister gibi bakan, her baktığında kendini bir uçurumun ucunda sallanıyormuş gibi hissettiği gözlerde gezdirdi. "Ben de sana meraklı değilim herhalde. Bir çözüm bulacağım. İki de bir kapıma gelip bana bağırma." Alkan, bunu söylerken her zamankinin aksine sakindi. Kadın ne kadar öfkeli olursa olsun hiç kimseye nefretle bakmadığını fark etmişti adam. Acaba bu zamana kadar kimseye sevgiyle baktı mı diye düşündü adam. Bu yersiz düşüncesi kaşlarını çatmasına neden olduğunda Hazan'ın da kaşlarını çatılmıştı. "O zaman annene söyle beni sıkıştırıp durmasın! Ben evlenmeyeceğim! Evlensem bile bu kişinin sen olmayacağı kesin!" Hazan, hayatında sinirlenmediği kadar sinirlendiğini hissediyordu. Sadece bir hafta önce kendini görmezden gelen bu adamla evliliği düşünecek kadar delirmemişti daha. Alkan'ın kaşları alayla havaya kalktığında Hazan, gücünün yeteceğini bilse karşısında ki adamı dövebileceğini düşündü. "Ha ben kabul ettim, senin etmen kaldı." "Kendini beğenmişin tekisin! Seninle evlenmek için zırdeli olmak lazım." Hazan, Alkan'ın karşısında kaldıkça sinirden renk değiştirdiğini bildiğinden son sözünü söyleyip, baktıkça boğulduğunu hissettiği mavi gözlere son kez bakıp arkasını dönüp hızla evine doğru yürüdü. "Arkasından ona bakan Alkan kendi kendine, "Zırdeli," dedi. "Büyük konuşuyorsun." İki inatçı delinin, birbirlerinde boğulmaktan korktukları gözlerde ve Karadeniz'in hırçın sularının taşıdığı Hüznün Gemisi'nde geçen büyük bir sevda hikayesi.