1960'ların sonunda Türkiye, ideolojik çatışmaların ve toplumsal dönüşümlerin gölgesinde ilerlerken, gençlerin önderliğinde yeni bir umut dalgası yeşermeye başlamıştır. İstanbul'un Boğaziçi'ne bakan görkemli köşklerinden birinde yaşayan Yasemin Elmalı, zengin ama baskıcı ailesiyle geleneklerin ağırlığını omuzlarında taşımaktadır. Babası Sadık Bey'in otoriter tavırları ve abisi Murat'ın kontrolcü yaklaşımı, Yasemin'i kendi hayatını sorgulamaya iter.
Üniversiteye başladığında tanıştığı devrimci lider Selim sayesinde, Yasemin hayatında ilk kez özgürlüğün ve adaletin gerçek anlamını keşfeder. Ancak bu keşif, onun hayatını geri dönülemez bir şekilde değiştirecek; ailesi, idealleri ve kendi geleceği arasında bir seçim yapmak zorunda bırakacaktır.
Yasemin'in, Selim'le birlikte katıldığı öğrenci hareketleri, sadece onun değil, tüm bir ülkenin kaderini etkileyecek bir dönüşümün başlangıcı olur. Aşk, mücadele ve inanç, bu çalkantılı dönemde hayatlarını şekillendirirken, karakterler hem birbirleriyle hem de kendi içsel çatışmalarıyla yüzleşmek zorunda kalır.
Leonard Wellington bu sezonda evliliğin kendisi için artık kaçınılmaz olduğunun bilincindeydi. Sorumluluklarını almak, sahip olduğu dükallığa bir Düşes getirmek dahası Wellington soyunu devam ettirmek görevleri arasında birinci sıraya yerleşivermişti. Leonard ise bu durumu yadırgıyor olmasına rağmen boynunu bükmüş ailesinin ona uygun bir gelin seçmesini bekler hale gelmişti. Küçük yaşta başına gelen korkunç travması konuşma becerisini derinden etkilemiş bir adam olarak yaşamak yeterince güçken kardeşlerinin yaptığı aşk evliliğine sahip olmayı zaten aklının ucundan dahi geçirmemişti. Böyle bir inancı da yoktu. Kendini koruyabilmek adına oluşturduğu suskun, alaycı, sert görüntüsü ve sonradan eklenmiş büyük mal varlığı Wellington soyunu devam ettirebilmek için ona fazlasıyla yardımcı olacaktı. Şimdi ise gereken tek şey tüm o şaşalı balolarda boy gösterip kendisiyle yüzüne bakılmayacak bir adam olsa dahi evlenmeye çokça hevesli genç leydiler ile biraz dans edip aralarından birini gelini ilan etmekti.
Andrea Wellington ilk sezonunu kendisine yakıştırdığı kimse olmadığından önüne gelen herkesi reddetmiş, ikincisinde ise aniden ortaya çıkıveren amcası Kont Mathew Wellington'un oğlu onları reddettiği için kelimenin tam anlamı ile gözden düşmüştü. Genç kız hasta babası gözlerini kapattığı vakit erkek kardeşi olmadığından her şeyini ortaya çıkan akrabası Leonard Wellington'a bağışlayacaktı. Dük hazretlerinin bu durumdan oldukça memnun olacağı aşikardı. Annesinin baskıları bu sezonda kim olursa olsun onu evliliğe zorlayacaktı hatta babası çoktan yaşlı Delroy ile anlaşma sürecine girmişti. Andrea dedesi yaşındaki adamdan kurtulabilmek adına gurur ve kibrini bir kenara bırakıp hayatının savaşına katılmaya karar vermişken vazgeçemeyeceği ihtişamlı hayatına genç ve zengin bir adamı dahil etmek için elinden gel