Sevgilerle, Prenses

Sevgilerle, Prenses

  • WpView
    Dibaca 272
  • WpVote
    Vote 141
  • WpPart
    Bab 3
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Sel, Des 24, 2024
WpInfo
Fiksi
Fantasi
Prenses Nerezza, Ateş Krallığı'nın varisi olarak doğmuştu. Ancak tek bir kardeşi bile yoktu, bu yüzden onun gelecekteki hükümdar olması kaçınılmazdı. Fakat bu dünyada, kadınların yalnızca evlenip çocuk yapma rolüyle sınırlandırıldığı bir toplumda, onun liderlik yolundaki yolu çok daha karmaşıktı. Krallıklar arasındaki savaşlar hızla şiddetleniyor, katliamlar her geçen gün artıyordu. Her şeyin bir çözümü gerekiyordu, ve o çözümü, Su Kralı sundu: Bir Kraliyet Akademisi. Bu akademi, gücün ve bilgeliğin birleşeceği, liderlerin yetişeceği yeni bir çağın simgesi olacaktı. Ancak Nerezza, sıradan bir varis değildi. O, iki elemente hükmedebilen tek kadındı. Ateş ve suyu aynı anda kontrol etme yeteneği, ona sıradan bir hükümdarın çok ötesinde bir güç veriyordu. Fakat bu güç, onu sadece krallık için değil, tüm diyar için bir umut kaynağı yapabilir ya da tüm her şeyi yok edebilirdi.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
#672
akademi
WpChevronRight
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ+18-Düzenleniyor-
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • Kanlı Lordun Gelini

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan