Mavi Çiçek

Mavi Çiçek

  • WpView
    Reads 3,940
  • WpVote
    Votes 183
  • WpPart
    Parts 19
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jun 26, 2026
Ölmeden önce yapılacaklar listesinde bir madde daha eksiltmek isteyen Ezgi, ara tatil iznini ilk defa yurtdışına çıkarak geçirmeye karar verir. Hiç hesapta olmayan şeyler yaşanırken bulunduğu özel uçağın arızalanmasıyla kendini bir anda paraşütle atlarken bulur. Gözlerini açtığında yabancı bir ülkededir ve yanında ne telefonu ne de kimliği vardır. Kaderin ona çizdiği bu yolda; belki de asla yapamam dediği şeyleri yapacak, hiç olmadığı kadar çaresiz ve yalnız hissedecek ve aynı zamanda kalbinde çiçekler açtırtacaktı. Belki bize başka bir dünyanın kapılarını aralayacaktı. Baharat kokan bir dünyanın... Dilini, yemeklerini, geleneklerini dahi bilmediği bu ülkede daha başına ne gelebilirdi ki? Kim bilir? *Kapak resmi Pinterest Somkidlekkc hesabından alınmıştır.
All Rights Reserved
#1
hindistan
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SINIRSIZ - Bilahudud
  • Aşkın Kokusu:BARUT
  • SIRMA AİLESİ (Tamamlandı)
  • BOL KÖPÜKLÜ
  • Hayata Dönüş #Aşk-ı Polisiye V#
  • TOZLANMIŞ SEVDA
  • GÜL GÜZELİ
  • KÜL KOKAN HAYALLER
  • Ters Masal- kitap oldu!
  • BÖRTE (+18)

"Bir şey söyle Gülşehide!" Uzun zaman sonra sevdiği adam tarafından ismi telaffuz edilince içinden bir şeyler kopup gitmişti sanki. Duyduğu çatırtı, yüreğinden ayrılan buz parçasına ait olmalıydı. Bakışlarını genç adamın yüzüne tırmandırdı. Hiçbir zaman uzun uzun bakamadığı yüzün her santiminde öfke belirtisi vardı, gözleri ise ayrı bir hikayeydi. Son cümlesindeki ses tonundan da anlayabildiği üzere kırgın ve bitkin bir adamın gözleriydi bunlar. Genç adamın bakışlarını çekmemesinden cesaret alarak iki alev çukurundan çekemedi gözlerini. Şimdiye kadar bunu yapmaktan hep haya etmişti. Ama yiğitliği kadar iffetine ve ahlakına da şahit olduğu adam bakışlarını çekmeyerek ona bir şeyler anlatmak ister gibiyken nasıl çekebilirdi bakışlarını? Harelerinin güzelliği yutkunmasına sebep oldu, bir an tüm yaşananları unutarak baktı genç adama. Sevdiğine kavuşmuş bir kadın gibi, birazdan gülümseyecekler ve birbirlerine sımsıkı sarılacaklarmış gibi baktı. Aklından geçenler onu şaşırtırken adamın bakışlarının da bir anlığına yumuşadığını fark etmişti. Evet, o da onun gibi hissetmiş olmalıydı. Hayır, bu kendini kandırmaktan başka bir şey değildi. Cihangir ona karşı filizlenen hislerini koparıp atalı çok olmuş olmalıydı. Kim kendisini bırakıp giden bir kadını hayırla yâd ederdi ki? İstiğfar çekerek bakışlarını önüne indirdi ve bu efsunlu ana son verdi. Cihangir odadan çıkmak üzere hareketlendi. Onunla konuşmak isterken, olanları anlatıp bir mazeret sunsun ve yüreğindeki yerine geri konsun isterken Gülşehide'nin aralarına ördüğü duvar buna mani oluyordu. Ne ileri gidebiliyordu ne geri. Konuşmadığı yetmiyormuş gibi bir de sevdasını hararetlendiren bakışlar atıyordu ona. Derdi neydi bu kadının? Boğazını temizledi. "Şimdi gidiyorum, tekrar geleceğim." dedi. "Bir dahakine bu kadar tahammülkâr olmayaca

More details
WpActionLinkContent Guidelines