
Ölümün diri ve karanlık kolları, kötü bir hastalıktan dolayı önce annesini almıştı genç çocuktan. Daha sonra: annesinin ölümünden bir ay bile geçmeden, kendi başına sıkan babasını almıştı. Annesinin acısını bile içine sığdıramadan, babası onu kocaman bir evde, ölümün gerçekliği ile yapayalnız bırakmayı seçmişti. Anne ve babasından başka hiç kimsesi olmayan: Mert Yamaç Ulusoy henüz 17 yaşında bir gençti. Geride Mert Yamaç'a kalan ise ailesinin ona bıraktığı miras olmuştu. Ailesi ona böylesine büyük bir acının yanında da, sırtını kamburlaştıracak büyük bir yük bırakıp gitmişlerdi. Mert Yamaç Ulusoy ise küçük bir genç olmasına rağmen, böylesine bir yükün altından 6 sene önce kalkmayı becerebilmişti. Onun acısına şahit olan ise sadece bu boş odaların, boş duvarları olmuştu. seneler önce renkleri olan bu sıcak aile yuvası, şimdi ise acılarla kaplı, eskimiş bir evdi. Acının içinde mahkum kalan ise: Mert Yamaç Ulusoy olmuştu. Sonra ise birisi tarafından kapının ardından ona uzatılan el, Mert Yamaç Ulusoy'un 6 sene sonra sıcak hissettiği tek şey olmuştu. *** yazım tarihî: 04.01.25 yayım tarihî: 03.02.25All Rights Reserved
1 part