Ezel, sıradan bir üniversite öğrencisidir. Bir sabah, dünyasında her şeyin normal olduğu sırada telefonunda beliren garip bir mesajla her şey değişir. "Oyuncu olarak seçildiniz." Pandora adında gizemli bir sistem, Ezeli'i zorlu ve tehlikeli görevlerle dolu bir dünyaya sürükler. Artık sıradan bir insan değil, bu dünyada hayatta kalmak için becerilerini geliştiren bir "oyuncu"dur.
İlk başta sadece hayatta kalmaya çalışan Ezel, zamanla Pandora'nın karanlık sırlarını keşfeder. Ancak her görev, yalnızca fiziksel değil, zihinsel ve stratejik beceriler gerektirir. Güçlü düşmanlarla karşılaşan, ittifaklar kuran ve ihanetlerle yüzleşen Ezel, Pandora'nın gerçekte ne olduğunu ve sistemin dünyayı nasıl şekillendirdiğini anlamaya başlar.
Hayatta kalma mücadelesi sırasında, Ezel yalnızca kendisini değil, Pandora'daki diğer oyuncuları ve dünya düzenini de değiştirebilecek büyük bir sorumluluğu üstlenir. Güç kazanmak, sistemin kurallarını sorgulamak ve son bir mücadele için hazırlık yapmak zorundadır.
Pandora Sistemi'ni durdurmak veya onun kurallarını çarpıtmak için gireceği son mücadelede Ezel, her şeyin çok daha karmaşık olduğunu ve belki de gerçekte bir "oyun" oynamadığını fark eder.
Bir varmış, bir yokmuş...
Günün birinde upuzun bal rengi saçları olan güzeller güzeli bir kütüphaneci, sıradışı bir masal kitabı okumaktaymış.
Hayatı boyunca her daim yapayalnız olan bu kadın, masal kitabında tıpkı kendisi gibi yalnızlıktan ölen bir kadına öyle üzülmüş ki kitabın başında ağlaya ağlaya bitap olmuş.
Hüzünle masal kitabının eski sayfalarını çevirirken garip bir şeyi fark etmiş.
Okuduğu resimli kitapta hikâyesine kahrolduğu karakterin çizimi tıpkı kendi yüzüne benziyormuş.
Dehşet içinde kitabı kütüphane müdürüne götürmek için ayaklandığında üst raflardan kafasına düşen bir kitap, hayatını kaybetmesine neden olmuş.
Gözlerini kapatırken ölümün ani soğukluğu tarafından ele geçirilmiş.
Yeniden gözlerini açtığında ise okuduğu masal kitabı dışında hiçbir şey hatırlamıyormuş.
Ancak onu asıl şaşırtan, yapayalnız olduğu için üzüldüğü kadının bedeninde uyanmasıymış...
Vivara Thasisa'nın...