Geride kalan herşeyin ardında karanlıktan çıkmayı bekleyen bir adam vardı. Peşine düştüğü intikamı onun karanlıkla bir olmasını engelliyordu. Asaf. Onu bu hayata mahkum eden kişiyi bulup sonu olmalıydı. Geçmişine bütünüyle sırt çevirmiş, hayatını ailesine adamış bir kadın vardı. Çilen. Kaçarken yakalandığı, onu soluksuz bırakan gerçeklerin tahtında kimin olduğunu bulmalıydı. Bir yeraltı imparatorluğunun iki vârisi. Biri kaçak, diğeri tahtın sahibi. Zamanı gelmişti. Sarf edilen sonların alınlarında yazan yeni bir başlangıçla savaşı başlamıştı. Bu sessiz savaşı hangisi kazanacaktı? "Sırtıma vurulan bıçakların sahibi mührümün sebebiydi. Bu yüzden ne zayıf noktamı biri görebilirdi ne de zayıf olabilirdim. Halbuki benim zayıflığım, tam olarak oydu." Sıla.. Zemheri.. Yiğit.. Şeyma.. Ufuk.. Miraç.. Birbirilerinden farklı olmalarına rağmen hepsinin tek ortak noktası acıydı oysaki. (Düzenlenmeye alındı :)) Değerli okurlarım bu ilk hikayem okurken lütfen saygı çerçevesinde kitabı eleştirin. Yani hatalarım olabilir bunun farkındayım, sonuçta profesyonel değilim. Başta da dediğim gibi bu benim ilk hikayem, lütfen bunu göz önünde bulundurarak okuyun. Bu arada önerilere açığım, okurken kitabın eksikliklerini söylerseniz bunu dikkate alıp düzeltmeye çalışırım. Keyifli okumalar dilerim 🤎💚 ~H
More details