BÜYÜK AĞAÇ

BÜYÜK AĞAÇ

  • WpView
    Reads 441
  • WpVote
    Votes 131
  • WpPart
    Parts 30
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Jul 24, 2025
"Elimi sıkıca tut." Ömer'le aniden koşmaya başladığımızda geri dönüş imkanı ortadan kalktı. Peşimizdeki adam öfkeyle peşimize düştü. Elini daha sıkı kavradım, bana güç veriyordu. Tek başıma yola çıktığımda benimle geleceğini söyleseler ciddiye almazdım ama olmuştu. Ömer benimle koşuyor, peşimizdeki adamı atlatmak için çözüm arıyordu. Dakikalar sonra bir ara sokağa girdiğimizde nefesimiz tükenmek üzereydi. Bulduğum ilk apartman girişine Ömer'i çektim. "Bizi bulacaklar!" "Gerçeği öğrenene kadar pes etmiyoruz." Gözlerimin içine bakıp bir adım yaklaştı. Oldukça soğukkanlı gözüküyordu. "Bu iş çözülene kadar beraberiz demiştim, değil mi? Başımızdaki bela gittikten sonra da yanında olacağım, bu saatten sonra geri dönüş yok." 🌳♥️ TÜM HAKLARI BANA AİTTİR. Bu hikayede geçen karakterler ve olayların gerçek kişi, kurum ve kuruluşla ilgisi yoktur.
All Rights Reserved
#440
slowburn
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines