Siyah Kurt
Bir hikâye başlamadan önce, bazı işaretler çoktan görünmüştür.
Hiç rüyanda, ne olduğunu bilmediğin bir yere doğru yürüdüğünü gördün mü? Adımlarını sen atıyorsun, ama yönü sanki biri çizmiş. Gözlerin karanlıkta bir ışık arıyor ama her şey bulanık, puslu. Bir ses var uzakta... Biri sana sesleniyor. Belki yardım istiyor, belki de seni çağırıyor. Korkuyorsun ama gitmekten de geri duramıyorsun.
İşte bazı hayatlar, böyle başlar.
Sessizce.
Yavaşça.
Derinden.
Ve bir gün, bir bakmışsın her şey değişmiş.
Artık geriye dönüş yok.
Lena, sıradan bir sabaha uyanmıştı. Her şeyin alışıldık göründüğü, güneşin solgun ama huzurlu olduğu bir sabah. Fakat bazen, en sıradan günler... en büyük kırılmalara gebedir.
O bunu henüz bilmiyordu.
Bilmiyordu ki bir pencere aralığından geçen bir gölge, hayatının yönünü sonsuza dek değiştirecekti.
Bazı sorular vardır. Sorulmazlar. Ama cevapları gölgelerde gizlidir.
Bazı insanlar vardır. Tanıdığını sanırsın. Ama onlar kendi karanlıklarında yaşarlar.
Ve bazı yollar... Sadece tek yönlüdür. Bir kez adım attın mı, geri dönüş yoktur.
Bu hikâyede her şey göründüğü gibi değil.
Bu hikâyede kurtlar var.
Ama onlar dört ayaklı olanlardan değil.
Gözleri var, bakınca içini titreten.
Sözleri az, adımları sessiz.
Kimin düşman, kimin dost olduğunu anlaman zaman alacak.
Ama Lena'nın da zamanı yok.
Bu bir aşk hikâyesi değildi yalnızca.
Bu, korkunun ve cesaretin birlikte yürüdüğü bir yolculuktu.
Bu, geçmişin peşini bırakmadığı bir kızın, kendi geleceğini yeniden yazma savaşı.
Ve bu, bazen bir bakışın, bin kelimeden daha güçlü olduğu bir dünyanın içinden bir çığlık.
Kaçış bitmişti. Başka bir oyun başlamıştı.
Sonra ormanı anımsatan bir çift soğuk, yeşil göz. Aklının derinliklerinde yatan gözler. Ve tek bir cümle:
"Asker kızı..."
Acımasız hayatın ürkek Ceylan'ı ile dünyayı yakacak kadar ateşi olan Alparslan'ın Hikayesi
+18 içerik ve şiddet barındırıyor. Ona göre başlayın lütfen.