Hala bakış açımda duran telefona art arda bildirimler düştü. Sosyal medya hesabıma anonim bir hesaptan mesaj gelmişti.
Gözlerimi bir kaç kere kırpıştırdım. Yanlış görmüştüm değil mi?
Elim korku ile kalbime gitti. Nefeslerim sesli hale geldi. Kapalı gözlerimi açarak tekrar mesajlara bakmaya başladım. Hem gördüklerim, hem yazılan mesajları binlerce kez okudum ve izledim.
Gördüklerim gerçekti. Ben yanılmıyordum.
Uraz beni aldatmıştı.
Bizim sevgili olduğumuz dönem başka bir kız ile birlikte olmuştu.
Gördüğüm fotoğraf karesi ve ardından izlediğim video başımdan aşağı kaynar sular dökülmesine sebep oldu.
Bir kız vardı, şu an ne kadar yabancı ve uzak görünse bile bir zaman en yakınım olan bir kız.
Eskiden okul sıramı paylaştığım, kardeşim ile bir tuttuğum eski dostum vardı.
Uraz'ın boynuna nasıl da sıkı sıkıya sarmıştı kollarını.
Hayal kırıklığı ve acı tüm bedenime nüfuz etti.
Nefesim dediğim adam benim soluğumu kesmişti.
Benim özlem duyduğum dudaklar, kardeşim dediğim kızın dudaklarında can bulmuş ve benim canımı yakmıştı.
Nasıl yüzleri olurdu?
Hala benim yanımda olmaları nasıl bir yüzsüzlüktü?
Uraz'ın bana en büyük ihaneti buydu. Korktuğum her şey başıma gelmişti.
Annemin yaşanmışlıklarını ben sırtlamıştım sanki.
Sevdiğim adam bana bunu nasıl yapardı?
Dokunmaya kıyamadığım eller başka birini sarıp sarmalamıştı.
Oturduğum yer sanki kızgın bir demir gibi yakıyordu. Sırtımı yasladığım duvar cam olmuş vücuduma batıyor, beni kanatıyordu.
Bu kadar mıydı? Onun bana verdiği değer ve kalbinde yerim bu kadar mıydı?
Haketmiş miydim?
Ben neden böyle bir durumun içine düşmüştüm?
Elimin altındaki kalbime bir yumruk geçirdim.
Yanlış kişi.
Gençlik hatası.
Bebeğimin katili.
Hepsi o'ydu. Her şeyin sonu ona çıkıyordu.
Böyle olmamalıydı.
Benim güneşim hiç doğmamıştı. Ya da doğmuştu ama doğar doğmaz geri batmıştı,benimle birlikte. Aradan yıllar geçti. Bulutlu, yağmurlu, gök gürültülü geçen yılların ardından benim hayatıma yeni bir güneş doğdu. O kadar güzel doğdu ki ne bulutlar kapatabildi önünü ne de yağmurlar...
☀️
Bakışlarımı kampüsün içinde gezdirirken Kaan abim ve yanındaki kızı görmemle durdum.
Aklıma gelen fikirle yüzümde sinsi bir gülümseme oluşurken adımlarımı onlara doğru yönlendirdim.
Yanlarına geldiğimde kızın abimin omzundaki elini çekip yerine kendi elimi koydum. İkisinin de bakışları bana döndü.
"Turuncu meleğim?"
Kızın gülmesiyle abime kötü kötü baktım. Sadece meleğim desen kafiydi.
"Sen kimsin ufaklık."
Ufaklık demesi sinirlerimi bozarken kızı baştan aşağı süzdüm. Tek kaşımı kaldırıp elimi uzattım.
"Ben Derin Atabey. Kaan'ın eşiyim. Sen kimsin teyze"
Kızın suratı gözle görülür şekilde morardı. Abim şokla bana dönerken keyfim çoktan yerine gelmişti. Ee ne demişler abicim intikam sıcak yenen bir yemektir.
☀️
16/03/2021
11/06/2021
Kapak: @okyanus_grisi