YANILGI

YANILGI

  • WpView
    Reads 7
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jan 8, 2025
Kitabın okunması için dikkat çekici şeyler yazmayacağım. Sadece kısaca kitabın konusunu anlatmak istiyorum. Çocukluktan beri çok iyi iki arkadaş olan Hicran ve Elif, Ünüversite giriş sınavlarına hazırlanmaktadırlar. Elif, aldığı bir kitabı geri götürmek için kütüphaneye giderken, Hicran'ın onunla beraber gelmesini teklif eder. , kitabı teslim etmek için Hicran'nı yalnız bırakır. Hicran kafasını çevirdiğinde, büyük kırmızı bir kuşun uçtuğunu görür ve onu takip etmeye başlar. Kuşun kanat sesleri bir odanın içinden gelmektedir. Hicran tedirgin bir şekilde kapıyı açar ama içerde kuş yoktur. Birden bir kitap yere düşer. Hicran kitabı yerden alır ve ismini okur .Arkadaşı Elif bu sırada yanına gelir, Hicran kitabı açar ve birden kırmızı bir ışık kızları sarar ve onları & Dört Tanrı'nın Evrenine götürür. Kızlar tekrar gözlerini açtıklarında kendilerini daha sonradan adının & Konan ülkesi olduğunu öğrenecekleri yerde bulurlar. Geldiklerinden az bir süre geçmiştir ki aynı ışık Elif'i geri götürür. Bundan habersiz olan Hicran, çaresizce arkadaşı Elif'i aramaya başladığı bu evrende kendini Suzaku'nun rahibesi olarak bulacaktır.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • FIRTINA ZAMANI
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı) -Tamamlandı-
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KORDELYA
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines