Asıl zor olan şey öldürmek değil, yakalanmamaktı.
Elinden gelen her şeyi yaptım. Giysilerim çamaşır makinesindeydi.bıçak ise çamaşır suyu dolu bir leğende.Kendi üstümdeki kanıtlar ise duşta temizlenmişti. Hepsi de okuduğu polisiye romanlardan esinlenilen tavsiyelerdi.
Şimdi elimden gelen tek şey arkama yaslanıp, sakin olmak ve dikkat çekmemekti. Kolaydı, zaten görünmez sayılırdım.
Umay hariç. Umay Akan. Adı bile içime hoş bir ısı yayıyordu. Sırf onun adını defalarca aklıma kazıyabilmek için diğer her ismi zihninden silebilirdim.
Beni gören tek kişi Umay'dı. Hakkında endişelendiğim tek kişi de oydu.
Meşgul olduğu resme odaklanmaya çalıştım. Umay'ın bir çizimi daha, eskiz defterlerimin yarısını o oluşturuyor olmalıydı. 4 yıldır onun burnunun kıvrımını, buklelerinin şeklini, dudaklarının biçimini çoktan ezberlemiş sayılırdım ama yetmezdi. Konu Umay olunca bana hiçbir şey yetmiyordu.
Çizimine bakıp gülümsedim. Ellerim istemsizce titriyordu,hapse girmekten çok Umay'ın benim hakkımda kötü düşünmesinden korkuyordum.
'Bunu senin için yaptım,' dedim aklımdan.
'Onsuz daha mutlu olacaksın...'
Wszelkie Prawa Zastrzeżone