Bencillikler ve şahsiyetler arasında savaşlarla ve felaketlerle yüzleşen Edo'nun tarihi yıkımı, insanın en aşağı olduğu anda belirmişti. Karalar çöktü, dağlar yükseldi, kıtalar battı ve yalnızlaştı. Bu yalnızlığın derinliği ile yüzleşmek zorunda kaldılar. Haysiyet ve gururun irdelediği köhne bir diyar, kimseye yürünecek bir yol sunmamıştı. İnsan evladı bir yol aradı, hem kendini yüceltmek hem de iyi olduğunu göstermek için. Fakat ardındaki felaket, bu ilelebet halinin yol açtığı özgüvendi. İnsan bekledi ve istedi. Fakat eline verilen, kuru topraklar, tabanı çatallaşmış nehirler ve ince dallar. Ellerinden çıkmamış gibi yaptıkları ölümler ve gelmeyecek günlerdi. İnsan arzuladı, arzuladıkça tanrıyla bir olduğunu zannetti. Göklere meydan okudu. Arşla eşit olmak istedi. Mükemmel bir kudrete sahip olmayı arzuladı. Lakin, kader kederlidir. Gözyaşı sığdır. İnsanın açlığı, yolunu daima lanetlerle çizmiştir. Doyumsuzluklarıyla kuruttukları bataklıklarda yetişir lotus çiçeği. Yaprakları ziftle siyahlaşmıştır. Yalnız çiçeğin yapraklarını acımasızca yolmuşlardır. Şimdi, göğsüne sonsuz hasretin bıçakları saplanacak. Ölülerin çığlıklarını duyacak, ellerini kürek kemiklerinde hissedecek. Ancak içine dikilmiş acının paslanmış lifleri, asla sökülmeyecek.
ÖNEMLİ UYARI!
Bu kitap; açık cinsel ilişki, istismar, yaralama, intihar, yetişkin ve çocuk travması, adam kaçırma, yamyamlık, savaş, kan, suç, madde kullanımı, kendine zarar verme, fiziksel ve psikolojik şiddet, eşcinsellik, cinayet, fuhuş, yolsuzluk, cinsel sömürü, izinsiz işgal, insan ticareti gibi vb. birçok rahatsız edici ve üzücü içerik barındırmaktadır.
21 YAŞINI DOLDURMUŞ BİR GENÇ YETİŞKİN DEĞİLSENİZ, LÜTFEN KİTABI OKUMAYIN!
All Rights Reserved