THE FIRE IN {GxG}

THE FIRE IN {GxG}

  • WpView
    Reads 8,466
  • WpVote
    Votes 905
  • WpPart
    Parts 91
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Apr 20, 2026
WpInfo
Fiction
Fantasy
Uzun zamandır gölgelere saklanarak yaşıyordum, şu ana kadar. Sessizdim, görünmezdim ve her adımımı hayatta kalmak üzerine kurarak ilerliyordum. Çünkü bu dünyanın affetmediğini, en küçük hatanın bile geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurduğunu çok erken yaşta öğrenmiştim. Risklerin tamamen farkındayım. Bu yolun beni nereye sürükleyeceğini, karşıma kimleri çıkaracağını az çok tahmin edebiliyorum. Ama buna rağmen geri dönmeyeceğim. Çünkü annemin katilini bulmak zorundayım. Bu artık bir seçim değil, içimde büyüyen ve susturamadığım tek gerçek. Nelere katlanacağımın, kimlerle yüzleşeceğimin ya da hangi karanlığa adım atacağımın hiçbir önemi yok. Çünkü bazı kayıplar, insanı geri döndürülemez bir yola sokar ve ben o yoldan çıkmayı çoktan reddettim. Yolundan şaşma, kimseye güvenme ve hedefe odaklan... Bana geriye kalan tek şey bu kurallar oldu. Ve ben, ne olursa olsun, bu kuralları çiğnemeyeceğim. Peki ben kim miyim? Ben baş Ateş Elementi soyunun son ve en güçlü temsilcisiyim. Unutulmuş bir gücün taşıyıcısı, Element Koruyucusu Claire Fire. Ve bu, benim hikâyem. Tüm Hakları Zegderlerr'e Saklıdır.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KIZIL GECE
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KORDELYA
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • FIRTINA ZAMANI

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines