Story cover for TESADÜFLER KULÜBÜ by a_buse21
TESADÜFLER KULÜBÜ
  • WpView
    Reads 5,769
  • WpVote
    Votes 766
  • WpPart
    Parts 28
  • WpView
    Reads 5,769
  • WpVote
    Votes 766
  • WpPart
    Parts 28
Ongoing, First published Jan 28
Ben Rüya. Hayatı akışına bırakan, modayla ilgilenen, sakin ve zarif bir insanım... demek isterdim ama gerçekler biraz farklı. Sakin miyim? Hayır. Zarif miyim? Tartışılır. Öfkelenince insanlara bir şeyler fırlatmamı saymazsak tabii.

Aslında ben sadece kendi hayatımı yaşamak istiyordum. Güzel güzel tasarımlar yapacak, hayallerimin peşinden gidecektim. Ama evren sağ olsun, kaderime bolca kaos, absürt olaylar ve bol dram yazmış. Şirketin CEO'suna bilgisayar fırlattım mesela. Tamamen yanlış anlaşılma! O adam, yani Demir Beyefendi, ilk günden sinirlerimi hoplattı. Ukala, sinir bozucu ve her konuda haklı olduğunu sanıyor. Ben mi? Ona her fırsatta bir şeyler fırlatarak kendimi ifade etmeye çalışıyorum. İletişim önemli sonuçta.

Tabii bir de annemin bana verdiği "muhteşem" görev var: Babamın sekreteri Melis'i takip et! Yani koskoca Rüya Akbaşlı, dedektifliğe terfi etti. Annem hâlâ babamı sevdiği için Melis'i gözetlememi istiyor. Ben de bu işin içinden sağ çıkmaya çalışıyorum. Sizce de normal bir hayatım olması gerekmiyor muydu?

Özetle ben Rüya. Moda tasarımcısı olmak istiyorum ama şu anlık mesleğim şirket içinde ajanlık yapmak, CEO'ya saldırmak ve saçma sapan tesadüflerle boğuşmak. Hayatım mı? Tam bir kaos. Ama pes etmek mi? Asla!
All Rights Reserved
Sign up to add TESADÜFLER KULÜBÜ to your library and receive updates
or
#9sakar
Content Guidelines
You may also like
EMANET by aysegulkalayzengin
51 parts Complete
Bebeği lösemi olan Arslan ile kardeşinin beyninde tümör olan Ayşegül, çaresizlik dolu bir dönemde kaderin ağlarını örmesiyle karşılaşır. Onların çaresizlikten başlayan zoraki evlilikleri, acaba güçlü bir aşka yuva olabilecek miydi? "Sakin misin?" diye sorduğunda, iyice yaklaştı. "Sakinim." Onun sözlerinden cesaret alarak, dudaklarıyla dudaklarına dokundu ama ansızın yüzüne yediği tokatla, şaşkına döndü. Ayşegül'ün tedirgin bakan ela gözleri, kırpışan kirpiklerinin altında fazlasıyla masum duruyordu. "Özür dilerim." "Önemli değil... Şimdi ben seni tekrar öpeceğim ve sen bana tokat atmayacaksın." "Sen öpeceksin, ben tokat atmayacağım." "Aynen öyle..." "Tamam." "Öpüyorum." "Öp..." "Tokat yok?" "Tokat yok." Arslan, dudaklarını hafifçe onun dudaklarına değdirdiğinde, Ayşegül istemsizce geri çekildi. Onun gerilemesiyle, Arslan ona doğru yaklaştı. "Kaçarsan olmaz." "Kaçmamam lazım, evet!" "Ayşegül, sakin kal..." "Sakinim. Gayet sakinim!" Karısının titreyen ellerini tuttu ve dudaklarına götürüp öptü. Onu yatıştıracak başka bir çare bulamamıştı. Onun derin bir şekilde nefes almasıyla, rahatlamaya çalıştığını gördü ve tekrar denedi. Dudaklarını onun dudaklarına yakınlaştırdı ve ansızın Ayşegül'ün onu öpmesiyle şaşkınlığa uğradı. Geri çekilen Ayşegül, telaşla söylendi. "Çok pardon! Sen öpecektin, ben tokat atmayacaktım! Ben yanlışlıkla öptüm!" Arslan, kıza şaşkınca baktı. Bu kız gerçek miydi? "Biz öpüşmeye bu kadar zaman harcadıysak, gerisi..." diyen Arslan, geri çekilip önüne döndü. Ne yapsaydılar acaba? Sakin yaklaşınca, becerememişlerdi. Bir anda mı olsaydı? Bir de onu denemek isteyerek tekrar karısına döndü ve ansızın dudaklarına yapıştı. Uzun öpücüğü, nefes almak adına sonlandığında, tekrar yanağına yediği tokatla şaşkınlığa uğradı. "Ayşegül, tokat yok demi
Rayiha | Köy - Anlaşmalı Evlilik by mavverra
45 parts Ongoing
Nehirde yıkanırken kendisini izlediğinden habersiz olduğu adam onu boğulmaktan kurtarır. Fakat suni teneffüs yaptığını gören köylüler onları sevişiyor sanınca olaylar bir namus davasına dönecek şekilde karışır. ❝Bataklığın neredeyse son bulduğu bu noktada karşısına çıkan manzara onu şaşkına çevirmişti. Bu kadar tenha ve tehlikeli sayılabilecek bir yerde bir insan neden yıkanmayı seçerdi? Aklına ilk olarak suyun serinliğinin cazibesi ya da bataklığın hemen ötesindeki doğal kaynaktan gelen berrak su ihtimali gelse de mahremiyet ihtiyacı düşüncelerine hiç uğramadı. Genç kadın önce ıslaklığı sebebiyle üzerinde yalnızca ince bir tabaka gibi duran kombinezonunu ağır hareketlerle çıkarıp bir kayanın üzerine bıraktı. Ardından sütyeninin kancalarını çözüp omuzlarından kaydırdı ve onu da aynı yere bıraktı. O an suyun yansımalarıyla parlayan bembeyaz, dolgun göğüsleri gözlerinin önünde bütün çıplaklığıyla belirmişti. Bakışları istemsizce o dik ve kusursuz yuvarlaklığa kaymış, ardından ucundaki canlı pembe tomurcukları seçmişti. Bu görüntünün şimdiye dek gördüğü en baştan çıkarıcı şey olduğunu düşündü bir an.❞ ▪︎Rayiha : Hoş koku ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsellik ve küfür barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar, duyar kasacaklar uğramasa çok iyi olur. Tamamen eğlenmek amaçlıdır. Kadına şiddet ve tecavüz yoktur.
You may also like
Slide 1 of 9
Okyanus'un Kül'ü cover
AHVES cover
Her Nerdeysen cover
Mi amante Español|Texting cover
TOZLANMIŞ SEVDA cover
EMANET cover
Rayiha | Köy - Anlaşmalı Evlilik cover
GERÇEK BAĞLAR cover
Yakamoz/Askerî Kurgu  cover

Okyanus'un Kül'ü

28 parts Ongoing

Ben Okyanus, büyük bir Yangın'dan çıkmayı başarmış ama Kül'e dönmüş bir İstihbarat Ajanı. Karanlık ve fırtınalı bir Okyanus, Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya... Okyanus, içine çektiği herşeyi hırçın dalgaları ile boğardı. Mahvolurdu ama kendini kaybetmezdi. Ben Okyanus'tum, öyleyse neden kendi kendimi boğuyordum? Okyanus'un, yıllar boyunca kendini korumak için zorlukla inşa ettiği duvarları onu yeni bulan gerçek ailesi yıkmayı başarabilecek miydi? Okyanus'ta boğulacak mıdır? Yangın'da Kül'e mi dönüşecektir? Yoksa komutanının orman gözlerinde kaybolacak mıdır? Nefret ettiği gökyüzünü tekrar sevmeye başladığında her şeyin üstesinden gelmeyi öğrenebilecek miydi? Peki ya, Kızıl ailesi? Aile sırları, Okyanus'un bilinmeyen geçmişi... Alabora Timi ve Kızıl Timi neden birlikte görev almaya başladı? Çözülmesi gereken askeri bir sır vardı ama herşey de küçük bir kızda saklıydı... Okyanus mu? Kül mü? Yoksa her ihtimalde de Okyanus'un Kül'ü müydü? "Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya, Şanlıurfa. Emret, komutanım!" "Yüzbaşı Deniz Akif Alabora, Şanlıurfa. Emret, komutanım!"