KAN VE MÜHÜR

KAN VE MÜHÜR

  • WpView
    Reads 29,528
  • WpVote
    Votes 1,521
  • WpPart
    Parts 27
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jan 28, 2026
Burası sadece kafa dinlemek için geldiğim, sıradan bir kasabaydı. Gürültüden, ailemin üzerimde kurduğu baskıdan kaçmak istemiştim. Sessizlik arıyordum. Ama bulduğum şey çok daha karanlık, çok daha tehlikeliydi. İlk başta garip davranışlarını yorgunluğuma verdim. Kasaba halkı fazla içe kapanıktı, gözleri sanki ruhumu delip geçiyordu. Bazıları fısıldaşıyor, bazıları ansızın kayboluyordu. Ve geceleri... Geceleri ormanda yankılanan ulumalar... Daha da kötüsü, buraya geldiğimden beri garip rüyalar görmeye başladım. Peşimde bir şey varmış gibi hissediyordum. Her adımım izleniyor, her hareketim takip ediliyordu. Fakat ben, burada yalnız olduğumu sanıyordum. Ta ki gerçek yüzlerini görene kadar. Buradaki insanlar sıradan değildi. Benim gibi hiç değillerdi. Ve şimdi, bu kasabadan sağ çıkıp çıkamayacağımı bilmiyorum.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KORDELYA

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines