Bazı doğumlar, bir ölümle başlar...
Nare'nin doğum günü, hayatının en büyük yangınına dönüştü.
O gece ev alevlere teslim oldu. Annesi, babası... her şey o yangında küle döndü.
Kendisi ise o yangından kurtulup cehennemin ta kendisine gitmişti. Ama kurtulduğu tek şey alevlerdi; içindeki boşluk hâlâ yanıyordu.
Ateş Erguvan...
Henüz çocukken kaybettiği babasının yokluğuyla büyüdü.
Hayat boyunca içinde sönmeyen, görünmeyen bir yangın taşıdı.
Savaşa, yalnızlığa ve hayata karşı hep dimdik durmaya çalıştı.
Ama bazı yangınlar dışarıdan değil, insanın içinden yakar.
Nare ve Ateş...
İkisi de farklı şekillerde yandı.
Ama belki de birbirlerini iyileştirmek, birbirlerinin külleri arasından bir hayat kurmak için geldiler bu dünyaya.
Bu, iki yanığın birbirine merhem olma hikâyesi.
Bu, küllerin içinden doğan bir bağın sessiz ama sarsıcı yankısı...
Hedefleri için gözünü karartmış olan Alin, bir yıl daha sınava çalışma kararı alır. Her şeyi bir kenara bırakmış, yalnızca derslerine odaklanmışken, kütüphanede tanıştığı bir adamla sınırlarını koruyacak mı yoksa yıkacak mıydı?
•
Arkamı döndüm ve apartmanın girişine doğru ilerledim. Kapıyı açmak için bir hamle yapacakken sesini duydum. "Alin!"
Omzumun üzerinde ona baktım. Dudaklarındaki o güzel kıvrılma görülmeye değerdi. "Sevgilim veya bir flörtüm olursa, bu yalnızca sen olursun."