"Bazen bir rüya görürsün... Ve uyanınca onun gerçek olduğunu öğrenirsin."
Asena, gözlerini üç yıl süren bir komadan sonra açtı. Hâlâ askerdi. Hâlâ ayaktaydı.
Ama en çok,hâlâ o rüyada gördüğü insanları düşünüyordu. Çünkü onları tanımıyordu.
Ama kalbi, onların adını ezbere söylüyordu.
Yüzbaşı Kerem Barlas.
Bir yabancı.
Ve aynı zamanda... kalbinin yıllardır unutmamış olduğu biri.
Şimdi hepsi yeniden karşısında.
Ama hiçbir şey rüyasında yaşadığı gibi değil.
Bu kez sıfırdan başlıyorlar.
Bu kez "tim" sadece bir görev birliği değil.
Bir hayat çizgisi, bir aidiyet, bir savaşın tam ortasında doğan sessiz bir bağ...
"Timin Kalbi", hem bir askerî dram, hem de zamansız bir aşkın, kaderin oyunuyla harmanlandığı psikolojik bir yolculuk.
Asena'nın uyanışı, aslında tüm timin yeniden doğuşu olacak.
Biri Rize'nin sisli dağlarından...
Diğeri Trabzon'un sert yamaçlarından...
Ama ikisi de aynı toprağa kök salan, aynı dağlara sırt veren iki yürek.
Yıllarca birbirine yabancı kalan bu yürekler, şimdi aynı birlik çatısında yeniden şekilleniyor.
Ve okur, hem gerçek ile hayalin, hem de geçmiş ile bugünün iç içe geçtiği bir kurgunun içinde kayboluyor.
"Ben o rüyada sana güvendim. Şimdi, gerçeğinde de güvenmeye mecburum." - Asena
"Rüyalarında bile beni tanıdıysan... Bu kaderden fazlası olabilir." - Kerem
"Yeni tanıştım diyorsun ama bana yıllardır susmuşsun gibi bakıyorsun." - Yunus
"Bu timde isimler yeni olabilir... Ama bağlarımız bin kere kurulmuş gibi." - Ferhat
Rüya bitti. Şimdi gerçek başlıyor.
Ve bu gerçek, bir rüyadan daha çok yakacak içini...
İKİMİZİNDE BİR YERE GİTMESİ LAZIM DEĞİLDUR DA...
ÇÜNKÜ;senin gözlerin deniz, benimkiler gökyüzü bence ikimizede yeter...
🌷💐
All Rights Reserved